GENEL
MEHMET MOLLAİSMAİLOĞLU Tarafından Tarihinde yazıldı
Bu yazı 3.063 defa okundu

Yargıtay Kararları Çerçevesinde Hafta Tatili Ücreti


I- GİRİŞ

4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesi uyarınca bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63. maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir.

Bu makalede Yargıtay kararları çerçevesinde hafta tatilinin kullandırılması, hafta tatili ücreti, hesabı ve uygulanacak faiz türünden bahsedilecektir.

II- YASAL MEVZUAT VE KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesi uyarınca bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63. maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile(1) yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir.

Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir. Şu kadar ki;

a) Çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücret ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri,

b) Evlenmelerde üç güne kadar, ana veya babanın, eşin, kardeş veya çocukların ölümünde üç güne kadar verilmesi gereken izin süreleri,

c) Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri

çalışılmış günler gibi hesaba katılır.

Zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışmanın haftanın bir veya birkaç gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın çalışılmayan günleri ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılmış sayılır.

Bir işyerinde işin bir haftadan fazla bir süre ile tatil edilmesini gerektiren zorlayıcı sebepler ortaya çıktığı zaman, 24 ve 25. maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebeplerden ötürü çalışılmayan günler için işçilere ödenen yarım ücret hafta tatili günü için de ödenir.

Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta tatili ücreti işverence işçiye ödenir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 55. maddesi uyarınca hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 57. maddesinin son fıkrası uyarınca yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ayrıca ödenir.

“… Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.

Somut olayda; davacı, dava dilekçesinde haftada 6 gün çalıştığını açıklayarak hafta tatili ücreti talep etmiş olup, buna göre haftada 1 gün çalışmadığı gözetilmeden tanık beyanları göre hafta tatili ücretinin hüküm altına alınması hatalıdır…”(1).

Yargıtay’ın başka bir kararında “… Yapılması gereken davacının günlük çalışma süresi belirlendikten sonra davacının çalıştığı kabul edilen hafta tatili çalışmasından 7,5 saate kadar olanının hafta tatili, 7,5 saati aşan kısmın ise fazla çalışma alacağı olarak hesaplanarak mükerrer hesaplamanın önlenmesi olmalıdır…” denmektedir(3).

Hafta tatili alacağı hakkında en yüksek banka mevduat faizine uygulanır. “… Mahkemece, davacı taraf lehine hükmedilen fazla çalışma alacağı ile, hafta tatili ve genel tatil alacağının, ücret alacağı niteliğinde olduğu ve bu alacaklar hakkında en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken kanuni faize karar verilmiş olması isabetsizdir…” denmektedir(4).

III- SONUÇ

İşçilere tatil gününden önce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesine göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir.

Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.

Ulusal bayram, genel tatil günleri yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır.

Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.

Yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ayrıca ödenir.

Hafta tatili alacağı hakkında en yüksek banka mevduat faizine uygulanır.

 

*           Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişi, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uzmanı

(·)         Bu makalede yer alan görüşler yazarın kişisel görüşleridir. Bu nedenle çalıştığı Kurumu bağlamaz.

(1)         4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Yer altı maden işlerinde çalışan işçiler için yer altındaki çalışma süresi; haftada en çok otuz altı saat olup günlük altı saatten fazla olamaz. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir.

(2)         Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 04.02.2014 Tarihli, 2011/52703 Esas ve 2014/3124 Karar nolu kararı.

(http://www.calismatoplum.org, erişim tarihi:13.01.2015)

(3)         Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 28.01.2014 Tarihli, 2013/22469 Esas ve 2014/1173 Karar nolu kararı.

(http://www.calismatoplum.org, erişim tarihi: 13.11.2014)

(4)         Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 28.01.2014 Tarihli, 2013/22469 Esas ve 2014/1173 Karar nolu kararı.

(http://www.calismatoplum.org, erişim tarihi:13.11.2014)


Yazarlar :
‘EKREM TAŞBAŞI’


Yorumları Görüntüle
Hiç yorum yapılmamış.