GENEL
MEHMET MOLLAİSMAİLOĞLU Tarafından Tarihinde yazıldı
Bu yazı 3.834 defa okundu

Türk Ticaret Kanunu’nda Öngörülen Hapis ve Para Cezaları


 

I- GİRİŞ

Bir önceki çalışmamızda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)(1)’nda öngörülen hapis cezaları ile idarî ve adlî para cezaları, 2014 yılında uygulanacak olan güncel tutarları ile birlikte, ele alınmış idi. Bu çalışmamızda ise, bir önceki çalışmamızın tamamlayıcısı mahiyetinde olmak üzere, adlî ve idarî para cezalarının ödenmesinde nelere dikkat edileceği, para cezalarının hangi hallerde hapis cezasına, hapis cezalarının ise hangi hallerde adlî para cezalarına çevrileceği, kamu davasından nasıl kurtulabilineceği ve cezaların hangi zamanaşımı sürelerine tabi olduğu üzerinde durulacaktır.

II- ADLÎ PARA CEZASININ ÖDENME USULÜ VE HAPSE ÇEVRİLMESİ

Önceki çalışmamızda da bahsettiğimiz üzere, 26.09.2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(2) 52. maddesinin birinci fıkrasında adlî para cezasının “beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesi’ne ödenmesi”nden ibaret olduğu belirtilmiştir. TCK’nın bahsi geçen 52. maddesinin ikinci fıkrasında ise bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarının en az yirmi, en fazla yüz Türk Lirası olması hükme bağlanmış ve miktarın -bu alt ve üst sınırlar arasında- kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edileceği ifade edilmiştir.

Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir (TCK md. 52/f.4).

 

13.12.2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun(3)’un 106. maddesine göre, adlî para cezasını içeren ilâm Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adlî para cezasının ödenmesi için hükümlüye bir ödeme emri tebliğ eder. Adlî para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilâmında yazılı olmasa dahi, hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilir(4) (5275 sK. md. 106/f.3, f.5). Hükümde, adlî para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adlî para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksitin süresinde ödenmemesi hâlinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır (5275 sK md. 106/f.6).

 

Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez (5275 sK. md. 106/f.7). Hükümlü, hapis yattığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır (5275 sK. md. 106/f.8). Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz (5275 sK. md. 106/f.9). İnfaz edilen hapsin süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre kalan adlî para cezası tahsil edilir (5275 sK. md. 106/f.11).

 

III- HAPİS CEZASININ ADLÎ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİ

 

26.09.2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda, hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının, kısa süreli hapis cezası olduğu belirtilmiştir (TCK md. 49/f.2). Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, adlî para cezasına çevrilebilir(5) (TCK md. 50/f.1-a). Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası md. 50/f.1’deki -adlî para cezasına çevrilme dahil- seçenek yaptırımlardan birine çevrilir (TCK md. 50/f.3).

 

Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir (TCK md. 50/f.6).

 

Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda ise, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir (TCK md. 50/f.7).

 

Kısa süreli hapis cezasından adlî para cezasına çevirme sırasında esas alınacak para miktarları, 5237 sayılı TCK’nın adli para cezasına ilişkin hükmünde yer almıştır (TCK md. 52/2). Buna göre, bir gün karşılığı yirmi ile yüz Türk Lirası karşılığı olmak üzere, kısa süreli hapis cezaları adli para cezasına çevrilebilir. Bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı ise, mahkemece suçlu kişinin ekonomik ve diğer kişisel durumları gözetilerek belirlenir (TCK md. 52/2). Ancak, belirlenecek bir gün karşılığı adli para cezası yirmi Türk Lirası’ndan az, yüz Türk Lirası’ndan da fazla olamayacaktır. Bulunan gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen para miktarının çarpımı suretiyle, kısa süreli hapis cezası yerine hükmedilecek adli para cezası miktarı bulunacaktır(6).

 

IV- ÖN ÖDEME MÜESSESESİ İLE KAMU DAVASINDAN KURTULMA

 

Ön ödeme; suç isnat edilmiş kimsenin belirli bir miktar para cezasını ödeyerek, kamu davasının açılmamasını veya açılmış bir davanın düşmesini ortaya çıkaran bir müessesedir. Buna göre savcı veya hâkim tarafından belirlenen bir paranın belirli bir süre içinde ödenmesi durumunda, kişi hakkında kamu davası açılmayacak veya açılmış ise ortadan kaldırılması sağlanacaktır. Ön ödeme kural olarak yargılamasız cezalandırma müessesesidir. Fakat dava açıldıktan sonra da bu kurumun uygulanması mümkündür(7).

 

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre, -uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere- yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı üç ayı aşmayan suçların faili;

 

a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı,

 

b) Adlî para cezası maktu değilse adlî para cezasının aşağı sınırını,

 

c) Eğer hapis cezası söz konusu ise hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için yirmi Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,

 

d) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için yirmi Türk Lirası üzerinden bulunacak miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını

 

soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet Savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde, hakkında kamu davası açılmayacaktır (TCK md. 75/f.1). Yani, takipsizlik kararı verilecektir.

 

Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı üç ayı aşmayan hapis cezası veya adlî para cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hallerde” ise ödenmesi gereken miktar, adlî para cezası esas alınarak” belirlenecektir (TCK md. 75/f.4).

 

Özel Kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde dahi, fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine yukarıdaki hükümlere göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşecektir (TCK md. 75/f.2).

 

Cumhuriyet Savcılığı’nca TCK md. 75 kapsamına giren suç nedeniyle önödeme işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi suretiyle madde kapsamına giren bir suça dönüşmesi halinde de hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine paranın yargılama giderleriyle birlikte ödenmesi durumunda kamu davası düşecektir (TCK md. 75/f.3).

 

V- İDARÎ PARA CEZASININ PEŞİN VE TAKSİTLER HALİNDE ÖDENMESİ

 

Kabahat dolayısıyla idarî para cezası veren kamu görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi halinde bunun tahsilatını derhal kendisi gerçekleştirir. İdarî para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez (5326 sK. md. 17/f.6).

 

Kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması halinde, idarî para cezasının, ilk taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde, idarî para cezasının kalan kısmının tamamı tahsil edilir (5326 sK. md. 17/f.3).

 

VI- TTK’DA ÖNGÖRÜLEN CEZALARDA ZAMANAŞIMI

 

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen cezaların zamanaşımı süreleri, aşağıda adlî para/hapis ve idarî para cezası bazında ayrı ayrı belirtilmiştir.  

 

A- HAPİS VE ADLÎ PARA CEZALARINDA DAVA ZAMANAŞIMI

 

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesine göre, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle kamu davası düşer (TCK md. 66/f.1/e). Sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda ise zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır (TCK md. 66/f.4).

 

TTK’da düzenlenen suçlar için beş yıldan az hapis cezası ve/veya adlî para cezası öngörüldüğünden, TTK’daki suçların tamamı sekiz yıllık dava zamanaşımı süresine tabidirler.

 

B- HAPİS VE ADLÎ PARA CEZALARINDA CEZA ZAMANAŞIMI

 

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 68. maddesine göre, beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl geçmesiyle ceza zamanaşımına uğrar, yani infaz edilemez (TCK md. 68/f.1/e).

 

TTK’da düzenlenen suçlar için beş yıldan az hapis cezası ve/veya adlî para cezası öngörüldüğünden, TTK’daki cezaların tamamı on yıllık ceza zamanaşımı süresine tabidirler.

 

C- İDARÎ PARA CEZALARINDA SORUŞTURMA ZAMANAŞIMI

 

Kabahatler Kanunu’na göre soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemez (5326 sK md. 20/f.1). Soruşturma zamanaşımı süresi ise Kabahatler Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasında;

 

a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş yıl,

 

b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde dört yıl,

 

c) Ellibin Türk Lirasından Az İdarî Para Cezasını Gerektiren Kabahatlerde Üç Yıl

 

olarak öngörülmüştür

 

TTK’da düzenlenen kabahatler için ellibin Türk lirasından az idarî para cezası –TTK’da 1.000 TL, 2.000 TL ve 4.000 TL olmak üzere üç ayrı miktarda idarî para cezası öngörülmüştür– öngörüldüğünden, TTK’daki kabahatlerin tamamı üç yıllık soruşturma zamanaşımı süresine tabidirler.

 

D- İDARÎ PARA CEZALARINDA YERİNE GETİRME ZAMANAŞIMI

 

Yerine getirme zamanaşımının dolması halinde idarî para cezasına ilişkin karar artık yerine getirilemez (5326 sK. md. 21/f.1).

 

Kabahatler Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre yerine getirme zamanaşımı süresi;

 

a) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde yedi,

 

b) Yirmibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde beş,

 

c) Onbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde dört,

 

d- Onbin Türk Lirasından az idarî para cezasına karar verilmesi halinde üç

 

yıldır.

 

TTK’da düzenlenen kabahatler için onbin Türk lirasından az idarî para cezası öngörüldüğünden, TTK’daki idarî para cezalarının tamamı üç yıllık yerine getirme zamanaşımı süresine tabidirler.

 

VII- ÖZET VE SONUÇ

 

6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen idarî ve adlî para cezaları ile hapis cezalarının uygulanması konusunda, başta 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu olmak üzere ilgili ceza kanunlarının hükümlerini esas almak gerekmektedir. TTK’da öngörülen adlî para cezalarının uygulanmasında, hakim kişiye adlî para cezasını ödemesi için bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Adlî para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilâmında yazılı olmasa dahi, hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilir. TTK uyarınca verilecek bir yıl ve daha az süreli hapis cezaları ise adlî para cezasına çevrilebilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı üç ayı aşmayan suçların faili; adlî para cezasının aşağı sınırını veya hapis cezası söz konusu ise hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için yirmi Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı, soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet Savcılığı’nca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz.

 

TTK’da öngörülen idarî para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen kişiden ise bunun dörtte üçü tahsil edilir. Kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması halinde, idarî para cezasının, ilk taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar verilebilir. TTK’da hapis ve adlî para cezası öngörülen suçlar sekiz yıllık dava zamanaşımı ve on yıllık ceza zamanaşımı süresine tabidirler. TTK’da idarî para cezası öngörülen kabahatler ise üç yıllık soruşturma ve yerine getirme zamanaşımı süresine tabidirler. Türk Ticaret Kanunu’nda bazı suçlar için üst sınırı 73.000 TL’ye varan adlî para cezaları, bazı fiiller için de doğrudan hapis cezası öngörüldüğünden, sorumluların cezaları ödeyememe durumu ile karşılaşmaları, sonu hapisle biten sonuçlar doğurabilir. Dolayısıyla, “adlî para cezası aldım, ödeyemezsem bu ceza hapse çevrilir mi acaba?” gibi soruları hiç düşünmemek için, bu duruma hiç düşmemek en doğru yol olacaktır. Yani, ilgililerin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen yasal yükümlülüklere harfiyen uymaları ve yasakladığı fiillerden kaçınmaları kendi menfaatlerinedir.

KAYNAK : E-Yaklaşım Mart 2014

(·)         Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurum’u bağlamaz.

(G)         Yazının I. Bölümü İçin Bkz. Yaklaşım, Şubat 2014, Sayı: 254, s. 237-243

(1)         Çalışmamızda, 13 Ocak 2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için TTK, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu için TCK, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu için de KK kısaltmaları kullanılmıştır.

(2)         12.10.2004 tarih ve 25611 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(3)         29.12.2004 tarih ve 25685 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(4)         Adlî para cezasının ödenmemesi durumunda, hükümlünün ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedileceği konusunda ayrıca Bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.12.2010 tarih ve E.2010/11-236, K.2010/254 sayılı Kararı.

(5)         Ancak, suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez (TCK md. 50/f.2).

(6)         Bkz. Haluk ÇOLAK – Uğurtan ALTUN, “Kısa Süreli Hapis Cezaları, Seçenekli Yaptırımlar ve İnfaz Rejimleri”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Sayı: 67, s.198-200

(7)         Cüneyd ALTIPARMAK, “Yeni Türk Ceza Kanunu Düzenlemesinde Ön ödeme”, Şanlıurfa Barosu Dergisi, Sayı: 2005/1, s.87-101, http://www.turkhukuksitesi.com/makale_654.htm, Erişim: 10.02.2012


Yorumları Görüntüle
Hiç yorum yapılmamış.