GENEL
MEHMET MOLLAİSMAİLOĞLU Tarafından Tarihinde yazıldı
Bu yazı 6.803 defa okundu

Şirket Ortaklarının Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme Kararları Hakkında İptal Davası Açma Hakkı Yazar: Mustafa YAVUZ* Yaklaşım / Aralık 2015 / Sayı: 276 I- GİRİŞ 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)(1)’nda ticaret şirketlerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin olarak birleşme, bölünme ve tür değiştirme olmak üzere üç ayrı yöntem öngörülmüştür. Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemleri, TTK’da ayrıntılı bir şekilde ve Avrupa Birliği yönergelerine uygun olarak yeniden düzenlenmiştir. Getirilen yeni hükümlerle, sadece söz konusu yapısal değişikliklerin(2) güvenli, şeffaf ve basit bir işlemler zinciri içinde gerçekleşmesi sağlanmamış, aynı zamanda şirket ortaklarının, alacaklılarının ve diğer hak ve menfaat sahiplerinin de korunması amaçlanmıştır. Kanun koyucu, şirketlere ilişkin bu düzenlemeleri yaparken, şirket ortaklarını koruyucu önlemler almayı da ihmal etmemiştir. Zira şirketin devamlılığı ilkesi gereğince birleşme, bölünme ve tür değiştirmede ortağın önceki şirketteki ortaklık durumunun, devralan veya yeni tür şirkette de devam etmesi esastır. Ortaklığın devralan şirkette veya yeni türde devam etmemesi durumunda ortak, haksızlığa ve dolayısıyla zarara uğramış olmaktadır. İşte TTK’da, bu olumsuzlukların yaşanmaması için alınan önlemlerden biri de ortakların birleşme, bölünme ve tür değiştirmenin iptali için dava açabilmesidir. Anılan Kanun’da, 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu(ETTK)(3)’ndan farklı olarak, yapı değişikliğine ilişkin genel kurul kararlarının iptali hususunda özel bir dava açma prosedürü öngörülmüştür. Ticaret şirketlerinde yapı değişikliğini onaylayan karara ilişkin özel bir iptal davasının öngörülmesinin birinci amacı, tüm değişiklik sürecinin kanuna uygun cereyan etmesini sağlamaktır. İkinci amaç, sermaye şirketleri ve kooperatiflerin dışındaki şahıs şirketlerinin ortaklarını da Kanun’a aykırı yapı değişikliklerinden korumaktır. Üçüncü amaç ise değişiklik kararının bir yönetim organı tarafından verildiği hallerde bu organın kararına karşı da iptal davası açılabilmesini sağlamaktır(4). Bu çalışmada; birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararları aleyhine şirket ortaklarının iptal davası açma hakkı tüm yönleriyle ele alınmış ve değerlendirilmiştir. II- BİRLEŞME, BÖLÜNME VE TÜR DEĞİŞTİRME İŞLEMLERİNİN İPTALİ DAVASI TTK’nın şirketlerde yapı değişikliğini düzenleyen 134 ilâ 190. maddelerinin ihlali halinde birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararına olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş bulunan birleşmeye, bölünmeye veya tür değiştirmeye katılan şirketlerin ortakları, bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açma hakkına sahiptir (TTK md. 192/I). İptal davası esas itibariyle; birleşme, bölünme ve tür değiştirme sözleşmesinin onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının iptali için açılır. Birleşme, bölünme ve tür değiştirmenin, ticaret siciline tescil ile geçerlilik kazandığı dikkate alındığında, yapı değişikliği kararı genel kurul tarafından alınmakla birlikte, bu karar tescil ettirilmemişse iptal davası açılmasında hukuki fayda bulunmamaktadır. Bunun yanında, TTK’nın 192. maddesi kapsamında yapı değişikliğinin iptali için dava açılabilmesi için ihlal edilen hükümlerin birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun ortaya konulması gerekli değildir. Ayrıca, anonim ve limited şirketler için öngörülen genel iptal davasından (TTK md. 445, 622) farklı olarak, yapı değişikliğine ilişkin genel kurul kararının şirket sözleşmesine ve dürüstlük kuralına aykırı olması da gerekmemektedir. A- İPTAL DAVASININ KONUSU İptal sebebi, birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin TTK’nın 134 ilâ 190. maddelerinin ihlalidir. Dolayısıyla birleşme, bölünme veya tür değiştirmeye dair ilgili hükümlerin her türlü ihlali, iptal davasına konu olabilecektir. Dava açabilmek için kanuna aykırılığın önemli olması şart değildir. Ancak iptal sebebi ile yapı değişikliğine ilişkin karar arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. TTK’nın şirketlerde yapı değişikliğini düzenleyen hükümlerine –ki bu hükümler emredici nitelikte olsa dahi- aykırı olan genel kurul kararlarının yaptırımı iptal edilebilirliktir. Daha açık bir ifadeyle belirtmek gerekirse, emredici hükümlere aykırılık esasında mutlak butlanla maluliyeti gerektirir. Ancak, kanun koyucu tescille birlikte kesinleşmiş bir birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının, mutlak butlanla sakat olsa dahi üzerinden belirli zaman geçtikten sonra geçmişe etkili olacak şekilde ortadan kaldırılmasını doğru bulmamıştır. Bu sebeple, böyle bir genel kurul kararı olsa bile, buna karşı ancak iptal davası açılabilir. Durum böyle olmakla birlikte yoklukla sakat bir genel kurul kararı varsa, bunun her zaman ileri sürülmesi mümkündür. Mesela kolaylaştırılmış şekilde birleşmenin şartları bulunmadığı halde, genel kurul kararı olmaksızın yönetim organının kararıyla alınan birleşme kararı tescil ettirilmiş olsa dahi bu kararın yok hükmünde olduğu her zaman ileri sürülebilir(5). B- İPTAL DAVASI AÇMAYA YETKİLİ OLANLAR (DAVACI) Birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararının iptali için dava açma hakkı sadece bu işlemlere katılan şirketlerin ortaklarına tanınmıştır. Pay oranı ne olursa olsun her ortak bu davayı açma hakkına sahiptir. Yapı değişikliğinin iptalini isteme hakkı, ortaklara tanınan bireysel bir haktır. Ortaklar bu hakkı kullanmak için birlikte hareket etmek zorunda değildir. Diğer taraftan; ortaklık sıfatını haiz olmayanlar, şirket alacaklıları veya organları (örneğin, anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde müdürler) bu davayı açma hakkına sahip değildir. Ortaklık şartı dışında TTK’nın aradığı bir diğer şart ise ilgili ortağın birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının alındığı genel kurulda bu karara olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirtmiş olmasıdır. Genel kurulda olumlu oy kullanan ortakların, iptal davası açma hakkı yoktur. TTK’nın 192/II. maddesinde, “Kararın bir yönetim organı tarafından verilmesi halinde de bu dava açılabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla, yapı değişikliğine ilişkin kararın yönetim organınca verilmiş olması durumunda da iptal davası açılabilecektir. Örneğin, birleşmede her zaman genel kurul kararı aranmaz. Birleşmenin, TTK’nın 155 ve 156. maddeleri kapsamında kolaylaştırılmış şekilde yapıldığı hallerde birleşme sözleşmesinin genel kurul tarafından onaylanması gerekmemektedir. Bu durumda, kolaylaştırılmış şekilde birleşme hükümlerinden yararlanan şirketlerin ortakları, yönetim organı tarafından verilen birleşme kararının iptali için dava açabilir. Ancak bu halde, doğal olarak ortağın birleşme kararı için olumsuz oy kullanması ve bunu tutanağa geçirtmesi şartları aranmaz. Zira ortağın yönetim organının kararına itiraz etme imkânı mevcut değildir. Yeri gelmişken belirtelim ki öğretide, iptal davası açan ortağın, bu dava sonuçlanıncaya kadar ortaklık sıfatının devam etmesi, iptal davasının devamı esnasında payını devretmesi halinde ise davacılık sıfatının usul hukuku bakımından ortadan kalkması gerektiği kabul edilmektedir. C- DAVADA HUSUMET (DAVALI) Birleşmenin, bölünmenin, tür değiştirmenin iptali davası, devralan, bölünen, türünü değiştiren şirketlere karşı açılır. Yapı değişikliğinin ticaret siciline tescili ile birlikte devrolunan/devreden şirket infisah ettiğinden bu şirkete karşı dava açılamaz. Davada şirketi ise devralan şirketin yönetim organı temsil eder. D- DAVA AÇMA SÜRESİ VE YERİ Birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının iptali için dava açma süresi kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanından itibaren iki aydır. İlanın gerekmediği hallerde ise iki aylık süre, tescil tarihinden itibaren başlar (TTK md. 192/I). Anonim ve limited şirket genel kurul kararları aleyhine iptal davası açma süresi karar tarihinden itibaren üç ay (TTK md. 445, 622), kooperatiflerde ise bir aydır (1163 sayılı Kooperatifler Kanunu(6) md. 53). Ancak kanun koyucu, yapı değişikliği işlemleri için bu süreyi iki ay olarak öngörmüştür. İptal davasının açılacağı yetkili mahkeme, söz konusu işlemlere katılan şirketlerden birinin merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir. Açılan bu davalarda, TTK’nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulü uygulanır. Söz konusu iki aylık süre, hak düşürücü niteliktedir. Bu süre dolduktan sonra artık yapı değişikliğine ilişkin kararların iptali için şirketin onayı ile dahi dava açılamaz. Belirtilen sürede iptal davası açılmaması halinde, birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin genel kurul kararları “sıhhat” kazanır ve bu süreden sonra dava açılsa bile, mahkemenin esasa girmeden davayı reddetmesi gerekir. İptal davası açma süresi, hak düşürücü nitelikte olması nedeniyle mahkeme tarafından re’sen dikkate alınır ve süreye ilişkin kural emredici olduğu için bu süre şirket sözleşmesi ile dahi değiştirilemez(7). E- BİRLEŞME, BÖLÜNME VE TÜR DEĞİŞTİRMEDE EKSİKLİKLERİN GİDERİLMESİ VEYA YAPI DEĞİŞİKLİĞİNİN İPTALİ KARARI Birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin işlemlerde herhangi bir eksikliğin varlığı halinde mahkeme, taraflara bunun giderilmesi için süre verir. Hukuki sakatlık, verilen süre içinde giderilemiyorsa veya giderilememişse mahkeme kararı iptal eder ve gerekli önlemleri alır (TTK md. 192/III). Bahsi geçen hüküm, mahkeme tarafından eksikliklerin giderilmesi için süre verilmesini emredici şekilde düzenleyerek birleşme, bölünme ve tür değişikliğine dair eksikliklerin düzeltilmesine olanak sağlamıştır. Maddede eksikliklerin giderilmesi için şirkete ne kadar süre verileceği belirtilmemiştir. Bu durumda her dava kendi içerisinde değerlendirilecek ve verilecek olan süreyi mahkeme takdir edecektir. Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerindeki eksikliklerin giderilebilir olmaması veya verilen süre içinde giderilememesi halinde mahkemenin önündeki tek seçenek ilgili yapı değişikliği kararını iptal etmektir. İptal kararı, geriye etkili olarak sonuç doğurur. Kararın iptali halinde birleşme, bölünme ve tür değiştirme sadece iptal davası açan ortağın karar öncesinde ortağı olduğu şirket açısından değil, aynı zamanda birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye katılan tüm şirketler hakkında geçersiz hale gelir. Öte yandan hükümde, mahkeme tarafından gerekli önlemlerin alınması öngörülmekle birlikte, bu önlemlerin neler olduğu, maddede ve gerekçesinde açıklanmamıştır. Ancak, alınması gereken önlemlere örnek olarak, “birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararının iptal edildiğinin resen tescil ve ilan edilmesine ilişkin ticaret siciline bildirimde bulunulması” ve/veya “belli şartların varlığı halinde kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi” sayılabilir. Birleşmenin, bölünmenin ve tür değiştirmenin iptaline karar verilmesi durumunda, artık ortada yapı değişikliği diye bir olgu kalmayacağı gibi birleşen, bölünen ve tür değiştiren şirketler ile işlemin tescili ile infisah eden şirketler de tekrar eski statülerine kendiliğinden geri dönerler. Bu kapsamda, birleşme ve bölünmede devrolunan/devreden şirketin ortaklarının, yeni şirketteki ortaklıkları son bulur ve kendileri yeniden devrolunan/devreden şirketin ortağı durumuna dönerler. Bununla birlikte, yapı değişikliğinin ticaret siciline tescili ile bu işlemin iptali kararının ilanına kadar olan dönemde yeni şirketin üçüncü kişilerle yapmış olduğu işlemlerin geçerliliği, iptal kararından etkilenmez(8). III- SONUÇ 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, modern şirketler hukukunun en güncel konularından biri olan birleşme (şirket evliliği), bölünme ve tür değiştirme işlemlerini detaylı bir şekilde düzenlemiştir. Kanun bu düzenlemeleri yaparken, menfaatler dengesine uygun olarak söz konusu işlemlere ilişkin usul ve esasların ihlal edilmesi halinde başvurulabilecek yolları da göstermiştir. Buna göre TTK’nın birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye dair hükümlerinin (134 ila 190. maddelerinin) ihlali halinde, bu işlemlerle ilgili kararlara olumlu oy vermeyen ve bunu tutanağa geçirten şirket ortakları; bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açma hakkına sahiptir. İlanın gerekmediği hallerde ise süre tescil tarihinden itibaren başlar. Kararın bir yönetim organı tarafından verilmesi halinde dahi bu dava açılabilir. Birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin işlemlerde herhangi bir eksikliğin varlığı halinde, mahkeme taraflara öncelikle bunun giderilmesi için uygun bir süre verir; hukuki sakatlık, verilen süre içinde giderilemiyorsa veya giderilememişse mahkeme kararı iptal eder ve gerekli önlemleri alır. Ticaret şirketleri arasında birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemleri, TTK’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte ivme kazanmıştır. Söz konusu işlemlerden dolayı ortakların mağduriyet yaşamamaları ve haklarını koruyabilmeleri bakımından Kanun’un kendilerine tanıdığı ve özellikle belli bir süreye bağladığı haklarını bilmeleri ve buna göre hareket etmeleri menfaatlerine olacaktır. * Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi (1) 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. (2) Bu çalışmada, “birleşme, bölünme ve tür değiştirme” ibareleri ile “yapı değişikliği/yapısal değişiklik” ibareleri, eş anlamlı olarak kullanılmıştır. (3) 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu (ETTK), 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1533. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. (4) Ünal TEKİNALP, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2013, s. 349 (5) Alper Hakkı YAZICI, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Şirket Birleşmeleri”, TAAD, Y:4, Sayı: 14 (Temmuz 2013), s. 833 (6) 10.05.1969 tarih ve 13195 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. (7) Mustafa YAVUZ, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim ve Limited Şirket Genel Kurul Kararlarının İptali ve Butlanı”, Yaklaşım, Ağustos 2011, Sayı: 224 (8) Şengül AL KILIÇ, Türk Ticaret Kanunu Tasarısına Göre Ticaret Şirketlerinin Birleşmesi, Beta Yayınları, İstanbul 2009, s. 179 Yazarlar : ‘MUSTAFA YAVUZ’


I- GİRİŞ

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)(1)’nda ticaret şirketlerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin olarak birleşme, bölünme ve tür değiştirme olmak üzere üç ayrı yöntem öngörülmüştür. Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemleri, TTK’da ayrıntılı bir şekilde ve Avrupa Birliği yönergelerine uygun olarak yeniden düzenlenmiştir. Getirilen yeni hükümlerle, sadece söz konusu yapısal değişikliklerin(2) güvenli, şeffaf ve basit bir işlemler zinciri içinde gerçekleşmesi sağlanmamış, aynı zamanda şirket ortaklarının, alacaklılarının ve diğer hak ve menfaat sahiplerinin de korunması amaçlanmıştır.

Kanun koyucu, şirketlere ilişkin bu düzenlemeleri yaparken, şirket ortaklarını koruyucu önlemler almayı da ihmal etmemiştir. Zira şirketin devamlılığı ilkesi gereğince birleşme, bölünme ve tür değiştirmede ortağın önceki şirketteki ortaklık durumunun, devralan veya yeni tür şirkette de devam etmesi esastır. Ortaklığın devralan şirkette veya yeni türde devam etmemesi durumunda ortak, haksızlığa ve dolayısıyla zarara uğramış olmaktadır. İşte TTK’da, bu olumsuzlukların yaşanmaması için alınan önlemlerden biri de ortakların birleşme, bölünme ve tür değiştirmenin iptali için dava açabilmesidir. Anılan Kanun’da, 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu(ETTK)(3)’ndan farklı olarak, yapı değişikliğine ilişkin genel kurul kararlarının iptali hususunda özel bir dava açma prosedürü öngörülmüştür.

Ticaret şirketlerinde yapı değişikliğini onaylayan karara ilişkin özel bir iptal davasının öngörülmesinin birinci amacı, tüm değişiklik sürecinin kanuna uygun cereyan etmesini sağlamaktır. İkinci amaç, sermaye şirketleri ve kooperatiflerin dışındaki şahıs şirketlerinin ortaklarını da Kanun’a aykırı yapı değişikliklerinden korumaktır. Üçüncü amaç ise değişiklik kararının bir yönetim organı tarafından verildiği hallerde bu organın kararına karşı da iptal davası açılabilmesini sağlamaktır(4).

Bu çalışmada; birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararları aleyhine şirket ortaklarının iptal davası açma hakkı tüm yönleriyle ele alınmış ve değerlendirilmiştir.

II- BİRLEŞME, BÖLÜNME VE TÜR DEĞİŞTİRME İŞLEMLERİNİN İPTALİ DAVASI

TTK’nın şirketlerde yapı değişikliğini düzenleyen 134 ilâ 190. maddelerinin ihlali halinde birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararına olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş bulunan birleşmeye, bölünmeye veya tür değiştirmeye katılan şirketlerin ortakları, bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açma hakkına sahiptir (TTK md. 192/I). İptal davası esas itibariyle; birleşme, bölünme ve tür değiştirme sözleşmesinin onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının iptali için açılır. Birleşme, bölünme ve tür değiştirmenin, ticaret siciline tescil ile geçerlilik kazandığı dikkate alındığında, yapı değişikliği kararı genel kurul tarafından alınmakla birlikte, bu karar tescil ettirilmemişse iptal davası açılmasında hukuki fayda bulunmamaktadır.

Bunun yanında, TTK’nın 192. maddesi kapsamında yapı değişikliğinin iptali için dava açılabilmesi için ihlal edilen hükümlerin birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun ortaya konulması gerekli değildir. Ayrıca, anonim ve limited şirketler için öngörülen genel iptal davasından (TTK md. 445, 622) farklı olarak, yapı değişikliğine ilişkin genel kurul kararının şirket sözleşmesine ve dürüstlük kuralına aykırı olması da gerekmemektedir.

A- İPTAL DAVASININ KONUSU

İptal sebebi, birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin TTK’nın 134 ilâ 190. maddelerinin ihlalidir. Dolayısıyla birleşme, bölünme veya tür değiştirmeye dair ilgili hükümlerin her türlü ihlali, iptal davasına konu olabilecektir. Dava açabilmek için kanuna aykırılığın önemli olması şart değildir. Ancak iptal sebebi ile yapı değişikliğine ilişkin karar arasında nedensellik bağının bulunması gerekir.

TTK’nın şirketlerde yapı değişikliğini düzenleyen hükümlerine –ki bu hükümler emredici nitelikte olsa dahi- aykırı olan genel kurul kararlarının yaptırımı iptal edilebilirliktir. Daha açık bir ifadeyle belirtmek gerekirse, emredici hükümlere aykırılık esasında mutlak butlanla maluliyeti gerektirir. Ancak, kanun koyucu tescille birlikte kesinleşmiş bir birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının, mutlak butlanla sakat olsa dahi üzerinden belirli zaman geçtikten sonra geçmişe etkili olacak şekilde ortadan kaldırılmasını doğru bulmamıştır. Bu sebeple, böyle bir genel kurul kararı olsa bile, buna karşı ancak iptal davası açılabilir. Durum böyle olmakla birlikte yoklukla sakat bir genel kurul kararı varsa, bunun her zaman ileri sürülmesi mümkündür. Mesela kolaylaştırılmış şekilde birleşmenin şartları bulunmadığı halde, genel kurul kararı olmaksızın yönetim organının kararıyla alınan birleşme kararı tescil ettirilmiş olsa dahi bu kararın yok hükmünde olduğu her zaman ileri sürülebilir(5).

B- İPTAL DAVASI AÇMAYA YETKİLİ OLANLAR (DAVACI)

Birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararının iptali için dava açma hakkı sadece bu işlemlere katılan şirketlerin ortaklarına tanınmıştır. Pay oranı ne olursa olsun her ortak bu davayı açma hakkına sahiptir. Yapı değişikliğinin iptalini isteme hakkı, ortaklara tanınan bireysel bir haktır. Ortaklar bu hakkı kullanmak için birlikte hareket etmek zorunda değildir. Diğer taraftan; ortaklık sıfatını haiz olmayanlar, şirket alacaklıları veya organları (örneğin, anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde müdürler) bu davayı açma hakkına sahip değildir.

Ortaklık şartı dışında TTK’nın aradığı bir diğer şart ise ilgili ortağın birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının alındığı genel kurulda bu karara olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirtmiş olmasıdır. Genel kurulda olumlu oy kullanan ortakların, iptal davası açma hakkı yoktur.

TTK’nın 192/II. maddesinde, “Kararın bir yönetim organı tarafından verilmesi halinde de bu dava açılabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla, yapı değişikliğine ilişkin kararın yönetim organınca verilmiş olması durumunda da iptal davası açılabilecektir. Örneğin, birleşmede her zaman genel kurul kararı aranmaz. Birleşmenin, TTK’nın 155 ve 156. maddeleri kapsamında kolaylaştırılmış şekilde yapıldığı hallerde birleşme sözleşmesinin genel kurul tarafından onaylanması gerekmemektedir. Bu durumda, kolaylaştırılmış şekilde birleşme hükümlerinden yararlanan şirketlerin ortakları, yönetim organı tarafından verilen birleşme kararının iptali için dava açabilir. Ancak bu halde, doğal olarak ortağın birleşme kararı için olumsuz oy kullanması ve bunu tutanağa geçirtmesi şartları aranmaz. Zira ortağın yönetim organının kararına itiraz etme imkânı mevcut değildir.

Yeri gelmişken belirtelim ki öğretide, iptal davası açan ortağın, bu dava sonuçlanıncaya kadar ortaklık sıfatının devam etmesi, iptal davasının devamı esnasında payını devretmesi halinde ise davacılık sıfatının usul hukuku bakımından ortadan kalkması gerektiği kabul edilmektedir.

C- DAVADA HUSUMET (DAVALI)

Birleşmenin, bölünmenin, tür değiştirmenin iptali davası, devralan, bölünen, türünü değiştiren şirketlere karşı açılır. Yapı değişikliğinin ticaret siciline tescili ile birlikte devrolunan/devreden şirket infisah ettiğinden bu şirkete karşı dava açılamaz. Davada şirketi ise devralan şirketin yönetim organı temsil eder.

D- DAVA AÇMA SÜRESİ VE YERİ

Birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının iptali için dava açma süresi kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanından itibaren iki aydır. İlanın gerekmediği hallerde ise iki aylık süre, tescil tarihinden itibaren başlar (TTK md. 192/I). Anonim ve limited şirket genel kurul kararları aleyhine iptal davası açma süresi karar tarihinden itibaren üç ay (TTK md. 445, 622), kooperatiflerde ise bir aydır (1163 sayılı Kooperatifler Kanunu(6) md. 53). Ancak kanun koyucu, yapı değişikliği işlemleri için bu süreyi iki ay olarak öngörmüştür. İptal davasının açılacağı yetkili mahkeme, söz konusu işlemlere katılan şirketlerden birinin merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir. Açılan bu davalarda, TTK’nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulü uygulanır.

Söz konusu iki aylık süre, hak düşürücü niteliktedir. Bu süre dolduktan sonra artık yapı değişikliğine ilişkin kararların iptali için şirketin onayı ile dahi dava açılamaz. Belirtilen sürede iptal davası açılmaması halinde, birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin genel kurul kararları “sıhhat” kazanır ve bu süreden sonra dava açılsa bile, mahkemenin esasa girmeden davayı reddetmesi gerekir. İptal davası açma süresi, hak düşürücü nitelikte olması nedeniyle mahkeme tarafından re’sen dikkate alınır ve süreye ilişkin kural emredici olduğu için bu süre şirket sözleşmesi ile dahi değiştirilemez(7).

E- BİRLEŞME, BÖLÜNME VE TÜR DEĞİŞTİRMEDE EKSİKLİKLERİN GİDERİLMESİ VEYA YAPI DEĞİŞİKLİĞİNİN İPTALİ KARARI

Birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin işlemlerde herhangi bir eksikliğin varlığı halinde mahkeme, taraflara bunun giderilmesi için süre verir. Hukuki sakatlık, verilen süre içinde giderilemiyorsa veya giderilememişse mahkeme kararı iptal eder ve gerekli önlemleri alır (TTK md. 192/III). Bahsi geçen hüküm, mahkeme tarafından eksikliklerin giderilmesi için süre verilmesini emredici şekilde düzenleyerek birleşme, bölünme ve tür değişikliğine dair eksikliklerin düzeltilmesine olanak sağlamıştır. Maddede eksikliklerin giderilmesi için şirkete ne kadar süre verileceği belirtilmemiştir. Bu durumda her dava kendi içerisinde değerlendirilecek ve verilecek olan süreyi mahkeme takdir edecektir.

Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerindeki eksikliklerin giderilebilir olmaması veya verilen süre içinde giderilememesi halinde mahkemenin önündeki tek seçenek ilgili yapı değişikliği kararını iptal etmektir. İptal kararı, geriye etkili olarak sonuç doğurur. Kararın iptali halinde birleşme, bölünme ve tür değiştirme sadece iptal davası açan ortağın karar öncesinde ortağı olduğu şirket açısından değil, aynı zamanda birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye katılan tüm şirketler hakkında geçersiz hale gelir. Öte yandan hükümde, mahkeme tarafından gerekli önlemlerin alınması öngörülmekle birlikte, bu önlemlerin neler olduğu, maddede ve gerekçesinde açıklanmamıştır. Ancak, alınması gereken önlemlere örnek olarak, “birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararının iptal edildiğinin resen tescil ve ilan edilmesine ilişkin ticaret siciline bildirimde bulunulması” ve/veya “belli şartların varlığı halinde kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi” sayılabilir.

Birleşmenin, bölünmenin ve tür değiştirmenin iptaline karar verilmesi durumunda, artık ortada yapı değişikliği diye bir olgu kalmayacağı gibi birleşen, bölünen ve tür değiştiren şirketler ile işlemin tescili ile infisah eden şirketler de tekrar eski statülerine kendiliğinden geri dönerler. Bu kapsamda, birleşme ve bölünmede devrolunan/devreden şirketin ortaklarının, yeni şirketteki ortaklıkları son bulur ve kendileri yeniden devrolunan/devreden şirketin ortağı durumuna dönerler. Bununla birlikte, yapı değişikliğinin ticaret siciline tescili ile bu işlemin iptali kararının ilanına kadar olan dönemde yeni şirketin üçüncü kişilerle yapmış olduğu işlemlerin geçerliliği, iptal kararından etkilenmez(8).

III- SONUÇ

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, modern şirketler hukukunun en güncel konularından biri olan birleşme (şirket evliliği), bölünme ve tür değiştirme işlemlerini detaylı bir şekilde düzenlemiştir. Kanun bu düzenlemeleri yaparken, menfaatler dengesine uygun olarak söz konusu işlemlere ilişkin usul ve esasların ihlal edilmesi halinde başvurulabilecek yolları da göstermiştir. Buna göre TTK’nın birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye dair hükümlerinin (134 ila 190. maddelerinin) ihlali halinde, bu işlemlerle ilgili kararlara olumlu oy vermeyen ve bunu tutanağa geçirten şirket ortakları; bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açma hakkına sahiptir. İlanın gerekmediği hallerde ise süre tescil tarihinden itibaren başlar. Kararın bir yönetim organı tarafından verilmesi halinde dahi bu dava açılabilir. Birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin işlemlerde herhangi bir eksikliğin varlığı halinde, mahkeme taraflara öncelikle bunun giderilmesi için uygun bir süre verir; hukuki sakatlık, verilen süre içinde giderilemiyorsa veya giderilememişse mahkeme kararı iptal eder ve gerekli önlemleri alır.

Ticaret şirketleri arasında birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemleri, TTK’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte ivme kazanmıştır. Söz konusu işlemlerden dolayı ortakların mağduriyet yaşamamaları ve haklarını koruyabilmeleri bakımından Kanun’un kendilerine tanıdığı ve özellikle belli bir süreye bağladığı haklarını bilmeleri ve buna göre hareket etmeleri menfaatlerine olacaktır.

KAYNAK:

*           Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi

(1)         14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2)         Bu çalışmada, “birleşme, bölünme ve tür değiştirme” ibareleri ile “yapı değişikliği/yapısal değişiklik” ibareleri, eş anlamlı olarak kullanılmıştır.

(3)         6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu (ETTK), 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1533. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.

(4)         Ünal TEKİNALP, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2013, s. 349

(5)         Alper Hakkı YAZICI, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Şirket Birleşmeleri”, TAAD, Y:4, Sayı: 14 (Temmuz 2013),  s. 833

(6)         10.05.1969 tarih ve 13195 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(7)         Mustafa YAVUZ, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim ve Limited Şirket Genel Kurul Kararlarının İptali ve Butlanı”, Yaklaşım, Ağustos 2011, Sayı: 224

(8)         Şengül AL KILIÇ, Türk Ticaret Kanunu Tasarısına Göre Ticaret Şirketlerinin Birleşmesi, Beta Yayınları, İstanbul 2009, s. 179

Yazarlar : ‘MUSTAFA YAVUZ’


Yorumları Görüntüle
Hiç yorum yapılmamış.