DUYURULAR
MEHMET MOLLAİSMAİLOĞLU Tarafından Tarihinde yazıldı
Bu yazı 1.095 defa okundu

MALİYE BAKANLIĞI ÖZELGELERİ


 

Maliye Bakanlığı Özelgesi

Tarih  : 09.06.2017
Sayı    : 11949253-010-12

GVK Md. 68

KDV K Md. 29, 30

NOTERİN İKAMETGAH OLARAK KULLANDIĞI OTEL ODASINA AİT HARCAMALARIN GİDER KAYDI VE KDV İNDİRİMİ

Noter olarak serbest meslek faaliyetinde bulunan mükellefin, ikamet olarak kullandığı otel odası için yaptığı harcamaların mesleki kazancın tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği ve bu harcamalara ait KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı hk.

Özelge talep formunuzda, Tunceli 2. Noteri olarak serbest meslek faaliyetinde bulunduğunuzu belirterek, ikamet ettiğiniz otel odasından dolayı aldığınız otelcilik hizmeti nedeniyle yaptığınız harcamaların mesleki kazancınızın tespitinde gider yazılıp yazılamayacağı ve bu harcamalara ait katma değer vergisinin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.

  1. I) GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun; “Serbest Meslek Kazancının Tarifi” başlıklı 65. maddesinde; ”Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın  şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır…” hükmü yer almıştır.

Aynı Kanun’un, “Serbest Meslek Kazancının Tespiti” başlıklı 67. maddesinin birinci fıkrasında; ”Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.” hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, söz konusu Kanunun “Mesleki Giderler” başlıklı 68. maddesinde serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilecek giderler bentler halinde sayılmış olup maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ”Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler ( İkametgahlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgah için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını  indirebilirler. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgahı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler.)” hükmü, (3) numaralı bendinde ise; ”Mesleki faaliyetle ilgili seyahat ve ikamet giderleri (seyahat maksadının gerektirdiği süre ile sınırlı olmak şartıyla). ” hükmü yer almıştır.

Diğer taraftan, anılan Kanun’un 68. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan genel giderler ile (3) numaralı bendinde yer alan mesleki faaliyetle ilgili seyahat ve ikamet giderlerinin serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirilebilmesi için kazancın elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip olması gerekmektedir.

Bu hüküm ve açıklamaların birlikte değerlendirilmesi sonucunda; ikamet ettiğiniz yerin tamamının veya bir kısmının işyeri olarak kullanılmadığı, ikamet ettiğiniz otel odasının seyahat maksatlı olmadığı ve kazancınızın elde edilmesi veya idamesi açısından doğrudan bir bağ bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, anılan harcamaların serbest meslek kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.

  1. II) KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN

KDV Kanunu’nun; 1/1. maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 29/1. maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV den faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’yi indirebilecekleri, 30/d maddesinde Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV’nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, mesleğinizin icrası için kullanılması zorunlu olmayan otel odasının ikamet olarak kullanılması için yaptığınız harcamalarınız Gelir Vergisi Kanunu’na göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen gider olduğundan, KDV Kanunu’nun 30/d maddesi uyarınca bu harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.

 

Maliye Bakanlığı Özelgesi

Tarih  : 07.06.2017
Sayı    : 71387770-120[2017/90]-25

4447 s. K. Geç. Md. 18

YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI HAKKINDA KARAR HÜKÜMLERİ UYARINCA TEŞVİKTEN FAYDALANMAYAN SİGORTALILAR İÇİN 4447 SAYILI KANUN’UN GEÇİCİ 18. MADDESİ KAPSAMINDA GELİR VERGİSİ STOPAJI  TEŞVİKİ

2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkındaki Karar hükümleri uyarınca, Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında stopaj teşvikinden faydalanan sigortalıların yanı sıra teşvikten faydalanmayan sigortalıların da bulunması durumunda, söz konusu teşvikten yararlanmayan sigortalılar için 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen Geçici 18. madde kapsamında gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanılamayacağı hk.

Özelge talep formunuzda, 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkındaki Karar hükümleri uyarınca, Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında stopaj teşvikinden faydalanan işçilerin yanı sıra teşvikten faydalanmayan işçilerin de bulunması durumunda, söz konusu teşvikten yararlanmayan işçilerin 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen geçici 18. madde kapsamında gelir vergisi stopajı teşviki ve damga vergisi teşvikinden yararlanılıp yararlanılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

09.02.2017 tarih ve 29974 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 687 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. maddesi ile 25.08.1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen 18. maddede;

“31.12.2017 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli olmak üzere, 01.02.2017 tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince Kuruma kayıtlı işsizler arasından işe alınanların; işe alındıkları tarihten önceki üç aya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları ve 2016 yılının Aralık ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısına ilave olmaları kaydıyla işe alındıkları tarihten itibaren 31.12.2017 tarihine kadar uygulanmak üzere, ücretlerinin 2017 yılında uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarının prim ödeme gün sayısına isabet eden tutarı üzerinden hesaplanan gelir vergisinin asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan kısmı, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilir.

Bu madde kapsamında gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlananlar, diğer kanunlarda yer alan benzer nitelikli gelir vergisi stopajı teşviklerinden yararlanamaz.

Bu madde kapsamında yapılan ücret ödemelerine ilişkin düzenlenen kâğıtlara ait damga vergisinin aylık brüt asgari ücretin prim ödeme gün sayısına isabet eden kısmı beyan edilmez ve ödenmez.

Bu madde hükümleri; kamu idarelerine ait işyerleri, 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Kanun’a, 4734 sayılı Kanun’a ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanun’dan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar ile mahsup şeklini ve dönemini belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”  hükümlerine yer verilmiştir.

Konu hakkındaki açıklamalar  16.03.2017  tarihli ve 30009 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 297 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yapılmıştır.

Söz konusu  Tebliğ’in “Teşvikten Yararlanacak İşverenler” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında;

“(1) Teşvikten, özel sektör işverenleri aşağıdaki şartlar dahilinde yararlanacaktır.

  1. a) Sigortalının 01.02.2017 tarihinden itibaren işe alınmış olması,
  2. b) Sigortalının işe alınmadan önce Türkiye İş Kurumuna kayıtlı olması,
  3. c) Sigortalının en az ve kesintisiz üç ay süreyle işsiz olması (işe başladığı tarihten önceki üç aya ait sosyal güvenlik kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olması),

ç) Sigortalının işe girdiği tarihten önceki üç aylık sürede işsiz olmasına rağmen, işe girdiği tarihten önceki altı aylık süre içerisinde, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun mevzuatı çerçevesinde, işten ayrılış nedeni en son (19), (20) ve (30) olarak bildirilenlerden olmaması,

  1. d) Sigortalının, 2016 yılının Aralık ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinde yer alan sigortalı sayısına ilave olarak işe alınmış olması….”

Aynı Tebliğ’in “ilave istihdamın kapsamı”  başlıklı 5. maddesinin üçüncü fıkrasında;

“…

(3) 2016 yılının Aralık ayında sigortalı çalıştırılmaması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna bu aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesini vermemiş olan işverenler, Tebliğin 4. maddesindeki şartları taşımak kaydıyla 1.2.2017 tarihinden sonra işe aldıkları sigortalıların, 2016 yılında Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları durumunda gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanırlar.”

açıklamalarına yer verilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, 4447 sayılı Kanun’un geçici 18. maddesi ile düzenlenen gelir vergisi stopajı teşvikinden 01.02.2017 tarihinden itibaren işe alınmış sigortalılar için yararlanılması mümkün bulunmakta olup bu tarihten önce işe alınan sigortalılar için söz konusu teşvikten yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

Buna göre, 2016 yılının Aralık ayına ilişkin Sosyal Güvelik Kurumu’na verilen aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısına ilave olmaları ve 297 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 4. maddesinin birinci fıkrasındaki şartları taşımaları kaydıyla, 1.2.2017 tarihinden itibaren istihdam ettiğiniz ve 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkındaki Karar hükümleri uyarınca teşvikten faydalanmayan sigortalılarınız için,  4447 sayılı Kanun’un geçici 18. maddesi ile düzenlenen gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanmanız mümkün bulunmaktadır.

Ancak, 01.02.2017 tarihinden sonra istihdam edilse ve tüm şartları taşısa dahi 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkındaki Karar hükümleri uyarınca teşvikten faydalanan sigortalılar için, 4447 sayılı Kanun’un geçici 18. maddesinin ikinci fıkrası; “Bu madde kapsamında gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlananlar, diğer kanunlarda yer alan benzer nitelikli gelir vergisi stopajı teşviklerinden yararlanamaz.” hükmü uyarınca,  4447 sayılı Kanun’un geçici 18. maddesi ile düzenlenen gelir vergisi stopajı teşvikinden ayrıca yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

Maliye Bakanlığı Özelgesi

Tarih  : 26.05.2017
Sayı  : 49327596-120.01.01[GVK.ÖZ.2017.9]–69028

GVK Md. 46, 47

YIL İÇİNDE KISA BİR DÖNEM İKİNCİ BİR TİCARİ ARACA SAHİP OLMANIN BASİT USULDE VERGİLENDİRİLMEYE ETKİSİ

Servis işletmesinden dolayı basit usulde gelir vergisi mükellefi iken ikinci bir ticari araç alıp, iki araçla ticari faaliyette bulunan mükellefin gerçek usulde vergilendirileceği, ancak takvim yılı içinde iki aracı kullanarak faaliyette bulunduğu ve bir gelir elde ettiğine (kendisi tarafından veya işçi çalıştırılarak) dair vergi dairesince bir tespitin bulunmaması ve ikinci aracın çok kısa bir süre içerisinde satılması halinde, diğer şartların da topluca taşınması kaydıyla basit usulde vergilendirilmenin mümkün olduğu hk.

Özelge talep formunda, servis işletmeciliği faaliyetinden dolayı basit usulde gelir vergisi mükellefi olduğunuz, 07.01.2016 tarihinde … plakalı ikinci bir araç aldığınız, 25.03.2016 tarihinde ise daha önceki … plakalı aracınızı sattığınız, 07.01.2016-25.03.2016 tarihleri arasında adınıza kayıtlı iki araç olması nedeniyle,01.01.2017 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirildiğiniz belirtilerek, mükellefiyetinizin basit usul olarak devam edip etmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesinin birinci fıkrasında; her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş olup aynı maddenin dördüncü fıkrasında; “Ticari kazanç, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve bu kanunda yazılı gerçek (bilanço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun’un “Basit Usulde Ticari Kazancın Tespiti” başlıklı 46. maddesinde, 47 ve 48. maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançlarının basit usulde tespit olunacağı hükme bağlanmış olup, anılan maddelerde basit usule tabi olmanın genel ve özel şartları açıklanmıştır.

Aynı Kanun’un 47. maddesinde basit usule tabi olmanın genel şartları sayılarak, maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde ise “Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (işinde yardımcı işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup bulunmamalarına bakılmaz.)” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar uyarınca, bir araçla ticari faaliyette bulunan basit usule tabi mükelleflerin ikinci bir araç alarak iki araçla ticari faaliyette bulunmaları, Gelir Vergisi Kanunu’nun 47. maddesinde yazılı “kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak” şartının ihlali anlamına geleceğinden, bu şekilde faaliyette bulunan mükelleflerin basit usulde vergilendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Buna göre, servis işletmesinden dolayı basit usulde gelir vergisi mükellefi iken ikinci bir ticari araç almanız ve iki araçla ticari faaliyette bulunmanız halinde gerçek usulde vergilendirilmeniz gerekmektedir. Ancak, takvim yılı içinde iki aracı kullanarak faaliyette bulunduğunuza ve bir gelir elde ettiğinize (kendiniz tarafından veya işçi çalıştırılarak) dair vergi dairesince bir tespitin bulunmaması ve ikinci aracınızı çok kısa bir süre içerisinde satmanız nedeniyle, diğer şartları da topluca taşımanız kaydıyla basit usulde vergilendirilmeniz mümkün bulunmaktadır.

Maliye Bakanlığı Özelgesi

Tarih  : 11.05.2017
Sayı    : 21152195-130-17813

KDV Md. 28

GECE KULÜBÜNDE VERİLEN ALKOLSÜZ İÇECEK VE YEMEK HİZMETLERİNDE KDV ORANI

Turistik belgeli gece kulübü işletmesinde alkollü içecek sunumunun yanında verilen alkolsüz içecek ile yemek sunum hizmetlerinin yüzde 18 oranında katma değer vergisine tabi olduğu hk.

Özelge talep formunda turistik belgeli gece kulübü işletmenizde alkollü içecek sunumunun yanında alkolsüz içecek ile yemek sunum hizmeti de verileceği belirtilerek işletmenizde verilen bu hizmetlerde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

KDV oranları; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 28. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK)’na ekli (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/24. sırasında, “Gazino, açık hava gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerler hariç olmak üzere kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde (birinci sınıf lokanta ruhsatı ya da işletme belgesine sahip olan yerler ile üç yıldız ve üzeri oteller, tatil köyleri ve benzeri tesislerin bünyesindeki lokantalar hariç) verilen hizmetler (bu yerlerde verilen hizmetlerin alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç)” ifadesi yer almaktadır.

Bu çerçevede; gazino, açık hava gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerlerde verilen hizmetlere genel oranda (% 18) KDV uygulanmaktadır.

Buna göre, gece kulübü işletmenizde verilen hizmetler % 18 oranında katma değer vergisine tabi bulunmaktadır.

Maliye Bakanlığı Özelgesi

Tarih  : 10.04.2017
Sayı    : 67854564-105[1741][4284]-E.12281
MÜKELLEFİYET KAYDININ RE’SEN
TERKİN EDİLMESİ

Mükellefiyet kayıtlarının re’sen terkin edilmesi işlemi vergi dairelerince yapılacak araştırma ve yoklamalar sonucuna göre yürütülmekte olup, mükelleflerin talebine ve bayanına göre işlem yapılamayacağı hk.

Dilekçenizde belirtilen hususlarla ilgili olarak yapılan yazışma sonucu (…) Vergi Dairesi Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda; dairelerince tarh dosyanızın tetkikinden; 2016/02 Seri No.lu Uygulama İç Genelgesi’nin yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kaldırılan 2004/13 Uygulama İç Genelgesi kapsamında şirketiniz hakkında tasfiye memuru (…) nezdinde yapılan yoklamalar sonucu düzenlenen 30.11.2010 tarihli ve 5, 6 sayılı yoklama fişlerinde, şirketinizin tasfiye halinde olduğunun, henüz tasfiyenin sonuçlanmadığının, sonuçlandığında dairelerine belge ibraz edileceğinin beyan edildiğinin, TB03240930083 PTT barkod no.lu tebliğ alındısı ile tasfiye memuru (…)’ya tebliğat yapıldığının anlaşıldığı, dolayısıyla da şirketinizin tasfiye memuruna ulaşıldığından bahisle mükellefiyet kaydınızın re’sen kapatılmadığı belirtilmiştir.

Diğer taraftan, mükellefiyet kayıtlarının re’sen terkin edilmesi işlemi mükelleflerin talebine göre değil, vergi dairelerince yapılacak araştırma ve yoklamalar sonucuna göre yürütülmekte olup re’sen terk tarihinin belirlenmesinde de mükelleflerin beyanına göre işlem yapılamayacağı tabiidir.

Yazarlar : ‘- -‘


Yorumları Görüntüle
Hiç yorum yapılmamış.