GENEL
MEHMET MOLLAİSMAİLOĞLU Tarafından Tarihinde yazıldı
Bu yazı 2.197 defa okundu

İşletmeler Tarafından Personellerine Verilen Ramazan Paketlerinin Vergisel Açıdan Değerlendirilmesi


I- GİRİŞ

Ülkemizde faaliyet gösteren firmaların birçoğu, çalıştırmış oldukları personeline hizmetlerinin karşılığı ödedikleri ücret dışında bazı özel günlerde de Giyim, Temizlik, Yiyecek, Yol Ücreti vb. çeşitli yardımlarda bulunduğu görülmektedir. Zira, bu yardımların en önemlisi ise yardımlaşma ayı olarak bilinen Ramazan ayı içerisinde yapılan yardımlardır. Zira, bu dönemde işletmeler tarafından yapılan ayni yardımların en üst seviyeye ulaştığı müstesna bir zaman dilimidir. Bu sene, Ramazan ayı 18 Haziran tarihinde başlamaktadır. Her sene olduğu gibi bu senede Ramazan ayının başlamasıyla birlikte işletmelerin, çalışan personeline ramazan kolisi, ramazan paketi, ramazan erzakı, vb. adlar altında gıda yardımı yapmaları gündeme gelmektedir. Söz konusu yardımlarla hem işletme adına çalışan personele ekonomik açıdan menfaat sağlayarak motivasyonları arttırılmakta, hem de personelin işletmeye olan bağlılığını en üst düzeye çıkartarak işletme ile çalışanlar arasındaki birlik beraberliğin güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Ancak, işletmeler tarafından ramazan ayında yapılan bu yardımların vergisel durumu ise tereddütleri beraberinde getirmektedir.

Aslında, işletmelerin normal zamanlarda yapmış olduğu yardımların vergi kanunları karşısındaki durumu ile Ramazan ayı içerisinde yapılan ayni yardımların vergi kanunları karşısında bir farklılığı bulunmamaktadır. Gelir Vergisi Kanununda muafiyet ya da istisna olarak tanımlanmayan bir ödeme ya da menfaatin personele sağlanması halinde bu unsurun kesin olarak vergilendirilmesi gerekmektedir. Ücret dışında yapılan nakdi yardımlarda ise bir tereddüt söz konusu değildir. Bu tutarların ücret gibi düşünülerek esas ücrete dahil edilmesi gerekmektedir.

Biz de bu çalışmamızda, hem işletmeler açısından oluşabilecek tereddütleri gidermek hem de Ramazan ayı içerisinde işletme personeline yardım adı altında dağıtılan gıda paketlerinin Gelir Vergisi, Katma Değer Vergisi ve Damga Vergisi Kanunu ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu karşısında durumunu tekrar değinerek eksik veya hatalı uygulamalarda bulunmamaları için konuyu vereceğimiz örneklerle anlaşılır kılmaya çalışacağız.

II- VERGİ KANUNLARINA GÖRE AYNİ YARDIMLAR

A- GELİR VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN AYNİ YARDIMLARIN VERGİLENDİRİLMESİ

Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmü mevcuttur. Söz konusu madde ile ücretin tanımı yapılarak ücret olarak değerlendirilebilecek ödemelerin kapsamı belirtilmiş ve net bir şekilde de “ayın” şeklinde yapılan ödemelerin de ücret olduğunu lafzen de belirtmiştir. Dolayısıyla işletmede ücret karşılığı çalışan hizmet erbabına (çalışan kişinin unvanı önemli olmaksızın) yiyecek ve içeceklerden oluşan ramazan paketi verilmesi, hizmet erbabına bir menfaat sağlaması nedeniyle, bu menfaatin ücret olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira, bu konuda tereddüde mahal bulunmamaktadır.

Diğer taraftan Gelir Vergisi Kanunu’nun 63. maddesinde “Hizmet erbabına verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre; konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre değerlenir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm ile işverenin istihdam ettiği hizmet erbabına para ile temsil edilebilen nitelikte ayın olarak vermiş olduğu değerler, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre değerlenerek, hizmet erbabının elde ettiği ücret geliri tespit edilmektedir. Bir malın perakende fiyatı o malın işlendikten sonra veya aynen tekrar satışa arz edilmeyecek ve normal bir tüketicinin ortalama ihtiyacını geçmeyecek miktardaki satışlara uygulanan fiyatı yani tüketiciye satış fiyatını ifade etmektedir. Ortalama perakende fiyatı denilmek suretiyle de ücret olarak verilen malın menfaatin verildiği gündeki perakende piyasasındaki değerinin ortalama tutarı kastedilmiştir.

Ücret gelirinin tutar olarak belirlenmesinde kullanılacak olan ortalama perakende fiyatın tespitine yönelik olarak aşağıda belirtilen kıstaslar uygulanabilecektir.

  •  İşveren, ücretliye vermiş olduğu malın perakende satışını yapıyorsa, bu değerlendirmede kendi ortalama satış fiyatını kullanabilir.
  •  İşveren, ücretliye vermiş olduğu malı dışarıdan satın almış ise ve alımdaki fiyat piyasada bu ürün için ortalama perakende fiyatı ile arasında fazla farklılık yoksa değerlendirmede kullanılabilir. Ücretliye verilen ayni değer, hariçten satın alınmış ve satın alınan miktar, normal bir tüketicinin ortalama ihtiyacını aşmıyorsa, diğer bir deyimle perakende satış fiyatı ile alınmışsa, alış fiyatı ile değerlendirilebilir.
  • Dışarıdan alınan mal büyük partiler halinde emsalinden düşük bir bedel ile satın alınmışsa alış bedeli ortalama perakende satış fiyatıyla alındığı söylenemez. Ortalama birim fiyatının ayrıca tespiti ve değerlendirilmesi gerekir. Böyle bir durumda ücretliye yapılan yardımın değerlendirilmesinde piyasa fiyatı kullanılması sonucu, alımdaki fiyat ile değerleme fiyatı arasındaki farkın gelir ya da masraf hesaplarına alacak kaydedilmesi gerekecektir.
  • İşveren, ücretliye kendi imal ettiği (ve perakende satışını yapmadığı) bir kıymeti verdiğinde, gene piyasadaki ortalama perakende satış fiyatı ile değerleme yapmak zorundadır. Ortalama perakende satış fiyatının, gerektiğinde, mükellefin müracaatı üzerine takdir komisyonlarınca da tespiti mümkündür.

Gelir Vergisi Kanunu’nda ücretler konusunda bazı muafiyet ve istisnalar tanımlanmıştır. Örneğin: GVK Madde 23’de yer alan; belirli bir tutara kadar ve işyerinde verilmesi şartıyla yemek bedellerindeki istisna, personel servislerine ilişkin istisna, işverene ait olan 100 m2’ye kadar konut istisnası, GVK Madde 25’de yer alan; evlenme ve doğum münasebetiyle personele yapılan yardımlarda istisna, ; işe başlatmama tazminatındaki istisna, GVK madde 27’de yer alan; demirbaş olarak verilen giyim eşyasındaki istisna… vb. şeklindedir. Bu örneklerde yer verilen nakdi ve ayni unsurlar GVK açısından ücret sayılmakta ve bunlar vergiye tabi tutulmaktadır. Ancak yine aynı kanunda bu unsurlar için muafiyet veya istisna hükümlerine yer verildiği için vergileme yapılmamaktadır. Aynı Kanunda muafiyet ya da istisna olarak tanımlanmamış bir ödeme ya da menfaatin çalışan personele sağlanması halinde ise bu unsurun vergilendirilmesi kaçınılmazdır.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/1. maddesine göre hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede sayılan ücret sayılan ödemelerden Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 ve 104. maddelerine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca yapılması gereken tevkifat matrahını hesaplanırken de, verilen ayni ödemenin ortalama perakende fiyatlar kullanılarak bulunan net ücret tutarının brüte iblağ edilmesi gerekmektedir. Şirketler tarafından, çalışan personeline dağıtımı yapılacak ramazan paketlerinin KDV dahil ortalama perakende fiyatlarına göre hesaplanan tutarlar kadar hizmet erbabına sağlanan net bir menfaat olduğundan yola çıkılarak, bu bedellerin brüt tutarları hesaplanmalı ve bu brüt tutarların hizmet erbabının ilgili dönemdeki ücretine eklenmek suretiyle artan oranlı vergi tarifesi de göz önünde bulundurularak gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.

B- KATMA DEĞER VERGİSİ AÇISINDAN AYNİ YARDIMLARIN VERGİLENDİRİLMESİ

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler” başlıklı 1. maddesinin 1 numaralı bendinde; “ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olacağı” hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanun’un teslim sayılan halleri düzenleyen 3. maddenin (a) bendinde, “vergiye tabi malların her ne suretle olursa olsun vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesi, vergiye tabi malların işletme personeline ücret, prim, ikramiye, hediye, teberru gibi namlarla verilmesinin teslim sayılacağı” hükmedilmiştir.

Ayrıca Kanunun 5’inci maddesinde “vergiye tabi bir hizmetten işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılması hizmet sayılır” hükmüne yer verilmiştir.

Bununla birlikte, KDV Kanunu’nun 27’nci maddesinde, “bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olacağı” hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, ramazan paketlerinin bedelinin tespit edilememesi durumunda, değerlemede emsal bedeli esas alınacaktır. Dolayısıyla hizmet erbabına verilen ramazan paketlerinin emsal bedelleri tespit edilip bu bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu yardımların satın alınması sırasında işletme tarafından yüklenilmiş olan KDV’ler indirim konusu yapılacaktır.

Tüm bu açıklamalara bakıldığında, işverenlerin çalışan personeline ayın olarak veya hizmet olarak verilen ücretlerin Katma Değer Vergisinin konusuna girmektedir. Ancak, Katma değer vergisi uygulamasında personele sağlanan menfaatlerden aşağıda sayılanlar vergiye tabi tutulmayacaktır.

  • Personele işyerinde veya müştemilatında yemek verilmesi
  • Personele yatacak yer veya konut tahsisi
  • Personelin toplu olarak işyerine gidip gelmesini sağlamak amacıyla yapılan taşıma hizmetleri
  • Demirbaş olarak verilen giyim eşyası

İşletmenin iktisadi faaliyetini yürütmesi için yapılan ve işletmede yaratılan katma değer bir unsuru olan bu masraflar maliyetin bir parçası olduğundan personele tahsis sırasında vergiye tabi tutulmayacak bu mal ve hizmetlerin iktisabında yüklenilen vergiler ise genel hükümlere göre indirim konusu yapılabilecektir”.[1]

Bu menfaatler dışındaki yardımlardan dolayı yüklenilen KDV, indirim konusu yapılmayacaktır. Eğer yardıma konu mal önceden alınmış ve işletmenin kayıtlarına girmiş, KDV’si indirim konusu yapılmışsa; ücretliye teslime konu olduğu ayda KDV’si beyanname üzerinde ilave edilecek KDV satırı kullanılarak indirimin iptali yapılmalıdır. Alındığı ayda ücretliye teslimi yapılmışsa iz kaydı olması açısından 191 no’lu indirilecek KDV hesabına alınıp daha sonra ücret tahakkuk ettiğinde 391 İlave Edilecek KDV kullanılmak kaydıyla indirimin iptali sağlanır.

Ücret, olarak değerlendirilen ayni yardımın KDV dahil toplam bedeli üzerinden hesaplanacaktır.

1- Ramazan Paketlerinin Katma Değer Vergisi Oranı

Ülkemizde üç farklı katma değer vergisi oranı uygulanmaktadır. Mal teslimleri ve hizmet ifalarında uygulanacak katma değer vergisi oranları 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda belirtilmiştir. Söz konusu Kanunun 28’ inci maddesinde katma değer vergisi oranlarının vergiye tabi her bir işlem için %10 olduğu, Bakanlar Kurulunun bu oranı dört katına kadar artırmaya, %1’e kadar indirmeye, bu oranlar dahilinde muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkili olduğu belirtilmiştir.

Katma Değer Vergisi Kanunun 28’inci maddesinin Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 2002/4480 sayılı Kararname ile Katma Değer Vergisi oranları; kararnameye ekli I sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için % 1, II sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan mal ve hizmetler için ise % l8 olarak belirlenmiştir.

Söz konusu KDV oranı listeleri incelendiğinde ramazan paketleri içerisinde olması muhtemel nohut, mercimek, kuru fasulye, zeytin, zeytinyağı, mısır gibi ürünlerin toptan teslimlerinde KDV oranının %1, bu ürünlerin perakende teslimlerinde ise KDV oranının % 8 olduğu görülmüştür. Ayrıca aynı listeye göre kahve, çay, şeker, pirinç, baharat, makarna, yumurta, katı yağ ve sıvı yağların toptan perakende ayrımı olmaksızın KDV oranının % 8 olduğu görülmüştür. Diğer taraftan temizlik malzemesi olan deterjanlarda ise KDV oranın % 18 olduğu görülmüştür. Anlaşılacağı üzere bazı malların tesliminde toptan perakende ayrımı yapılarak bu malların farklı KDV oranlarına sahip olunması amaçlanmıştır. Toptan perakende ayrımı yaparken eğer alıcı gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi ise anılan malları alış amacı ister aynen veya işlendikten sonra satışını yapacak olsun isterse işletmede tüketilecek olsun her şartta bu mallar için % 1 oranında KDV hesaplanacaktır. Ancak alıcı, ticari faaliyet dışında mal satın alan gerçek ya da tüzel kişi veya gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olmayan işletme (basit usulde vergilendirilen mükellef ya da KDV mükellefi olmayan kurum) ise %8 oranında KDV hesaplanacaktır.

Bu nedenle ramazan paketi satın alacak işletme sahipleri, ramazan paketi içerisinde toptan perakende ayrımına göre faklı KDV oranına sahip ürün bulunduğu takdirde bu ürünlerden alınan miktarın önemi olmaksızın % 8 oranında Katma Değer Vergisi ödeyecektir. Zira, işletme sahipleri tarafından alınacak söz konusu ürünler ticari faaliyeti dışındaki bir amaçla satın alınmaktadır.

Katma Değer Vergisi oranlarındaki farklılık, içerisinde farklı oranda KDV’ye tabi mal bulunan ve bir bütün halinde satışı yapılacak ramazan paketleri için hangi oranda KDV uygulanacağı konusunda mükellefleri tereddüde düşürmüştür.

Konuyla ile ilgili Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının 13.10.2005 Tarih Ve B.07.1.GİB.4.06.17.01/14028-4 sayılı muktezasında “İlgide kayıtlı dilekçeniz ile; ramazan paketlerine uygulanacak katma değer vergisi oranının ne olacağı ve uygulanacak oranın, paket içinde bulunan ürünlere ayrı ayrı mı, yoksa bütün halinde mi uygulanacağı hususunda görüşe; …………. birbirinden bağımsız olarak tüketilebilen ve farklı katma değer vergisi oranlarına tabi ürünlerin paketlenerek, fatura veya benzeri vesikalarda malın cinsinin “Ramazan Paketi”, tutarının da tek bir tutar olarak gösterilmesi suretiyle satışa sunulması halinde, bu pakete, koli içindeki katma değer vergisi oranı en yüksek olan ürünün tabi olduğu katma değer vergisi oranı uygulanacaktır. Ancak; paket içindeki ürünlerin, fatura veya benzeri vesikalarda ayrı ayrı fiyatlandırılarak, ayrı kalemler halinde gösterilmesi durumunda ise; her bir ürüne, ürünün tabi olduğu katma değer vergisi oranının uygulanacağı tabiidir.” şeklinde açıklama yapılmıştır.

2- Damga Vergisi Açısından Ayni Yardımların Vergilendirilmesi

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde, verginin konusunu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların oluşturduğu, kağıt teriminin ise, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilecek belgeleri ifade edeceği hükmü yer almaktadır.

Damga Vergisi Kanunu’na göre ekli liste’de yer alan 1 sayılı tablonun “Makbuzlar ve Diğer Kağıtlar” başlıklı bölümünde maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı gibi ödemelerin binde 7,59 (2015 Yılı) damga vergisine tabi olduğu belirtilmiş olup, ücret ödemesi ister para isterse ayın olarak ödenmiş olsun her iki durumda da damga vergisinin kapsamına girmektedir. 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’nda ayni yardımlara ilişkin herhangi bir istisna sayılmadığından işverenlerin ayın olarak yapmış oldukları ücret ödemeleri dahil binde 7,59 oranında damga vergisi hesaplamaları gerekmektedir.

3- Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Açısından Ayni Yardımların Vergilendirilmesi

5510 sayılı Kanun’un “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; “Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz” açıklaması yer almaktadır. Görüldüğü gibi, personele sağlanan ayni yardımlar sigorta primi kesintisine tabi değildir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80/b maddesinde; ayni yardımların hem sigorta primlerinin hem de işsizlik sigortası primlerinin hesaplanmasında brüt ücrete dahil edilmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Aynı Kanun maddesinin (c) bendinde “(b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.” denilmektedir.

Kanun maddesinden açıkça anlaşılacağı üzere, işletmeler tarafından çalışan personele sağlanan ayni yardımlardan sigorta primi kesintisi yapılmamalıdır. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun “İşsizlik sigortası primleri ile sosyal güvenlik primlerine ilişkin hükümler” başlıklı 49’uncu maddesinde, “İşsizlik sigortası primi, sigortalının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 80 ve 82’nci maddelerinde belirtilen prime esas aylık brüt kazançlarından % 1 sigortalı, % 2 işveren ve %1 Devlet payı olarak alınır. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/70 md.) İsteğe bağlı sigortalılardan işsizlik sigortası primini ödeyenlerden ise % 1 sigortalı ve % 2 işveren payı alınır.” hükmü yer almaktadır. İşsizlik sigortası primleri ile ilgili olarak; 5510 sayılı Kanunun 80, 82, 86, 88, 89, 90, 91, 93 ve 100’ üncü madde hükümleri uygulanacağından, 5510 sayılı Kanun 80’inci maddesi ile ayni yardımları prime esas kazançtan istisna tuttuğu için ayni yardımlar üzerinden işsizlik sigortası primi de hesaplanmayacaktır.

C- RAMAZAN PAKETLERİ ŞEKLİNDE YAPILAN AYNİ YARDIMLARIN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ

1- İşletmenin Kendi Aktifindeki Malları Çalışanlarına Yardım Amaçlı Verilmesi Durumu

İşletme kendi envanterine kayıtlı malları yardım amaçlı olarak çalışanlarına verirse ilgili malların alımında indirdiği KDV’yi kayıtlarından çıkartıp bu tutarlar için KDV hesaplanıp ilgili dönemde ilave edilecek KDV satırına yazılması gerekmektedir. Kayıtlardan çıkartılacak KDV ile söz konusu malların maliyet bedeli belirlenerek çalışanlara yapılan yardımın net tutarı tespit edilir.

Örnek: X Gıda AŞ tarafından Mart/2015 vergilendirme döneminde 10.000,00-TL tutarlı ve 1.800,00-TL KDV’li ticari malı satın almıştır.

ALIŞA İLİŞKİN MUHASEBE KAYDI

……………………………………Mart/2015……………………

153 Ticari Mallar 10.000

191 İndirilecek KDV 1.800

102 Bankalar             11.800

…..…………………………………………………………………

X Gıda AŞ tarafından Mart/2015 vergilendirme döneminde alınan KDV hariç 10.000,00-TL tutarındaki ilgili malı 20.06.2015 tarihinde firmadaki çalışanlarına ramazan yardımı amaçlı olarak dağıtmaya karar vermiştir.

YAPILACAK YARDIMA İLİŞKİN MUHASEBE KAYDI

………………………………… 20.06.2015 ………………………………

157 Diğer Stoklar 10.000

153 Ticari Mallar 10.000

………..…………………….………………………..……..……….

Yukarıdaki örneğe baktığımızda firmanın çalışanlarına yapacağı net yardım tutarı KDV dahil 11.800,00-TL olarak görünmektedir. Bu tutarın brüt tutara iblağ edilmesi gerekmektedir. Brüt Tutar : (11.800,00/(1-(Gelir Vergisi Oranı+Damga Vergisi Oranı)) şeklinde hesaplanacaktır. Brüt tutar üzerinden de gelir vergisi ve damga vergisi hesaplanmalıdır. (Örneğimizde Gelir Vergisi Oranı İlk dilim olan %15 üzerinden, Damga Vergisi Oranı ise % 0759 üzerinden hesaplanacaktır.)

*Brüt ücret = 11.800,00/(1-(0.15+0.00759))

= 14.007,43

*Gelir vergisi = 14.007,43 * 0.15 = 2.101,11

*Damga vergisi = 14.007,43* 0.00759 = 106,32

*Toplam Kesinti Tutarı = 2.207,43

Ramazan Paketlerinin Ücret Olarak Kaydedilmesine İlişkin Muhasebe Kaydı:

———————————–/————————————————————

770 GENEL YÖNETİM GİD.                         14.007,43

360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR 2.207,43

360.01 Gelir Vergisi (2.101,11)

360.02 Damga Vergisi (106,32)

335 PERSONELE BORÇLAR 11.800,00

———————————–/————————————————————-

Ramazan Paketlerinin Personele Tesliminde Yapılacak Muhasebe Kaydı:

———————————–/—————————————————–

335 PERSONELE BORÇLAR 11.800,00

157 DİĞER STOKLAR 10.000,00

392 İLAVE EDİLECEK KDV                                    1.800,00

———————————–/——————————————————

2- İşletmenin Envanterine Kayıtlı Olmayan Malları Çalışanlarına Yardım Amaçlı Verilmesi Durumu

İşletmelerin çalışanlarına yardım etmek maksadıyla temin ettiği ayni yardım malzemelerinin muhasebeleştirilmesi ilgili malların maliyet bedeli ve KDV tutarları fatura üzerindeki tutar kadar olacaktır. Faturada gösterilen KDV dahil bedeli çalışanlara ödenen net ücreti ifade etmekte olup, Gelir Vergisi ve Damga Vergisinin hesaplanabilmesi için bu tutardan brüt ücrete ulaşılması gerekmektedir.

Örnek: Y Yatırım ve Danışmanlık AŞ tarafından Mart/2015 vergilendirme döneminde çalışanlarına yardım amaçlı vermek üzere 10.000,00-TL tutarlı ve 1.800,00-TL KDV’li erzak malzemesi satın almış olup, aynı ay içerisinde personeline dağıtmıştır.

……………..……………………….Mart /2015……………………

157 Diğer Stoklar 11.800

102 Bankalar 11.800

…….…………………………………………………………………

Bu örneğimize göre, Y Yatırım ve Danışmanlık A.Ş.’nin çalışanlarına yapacağı yardımın net tutarı 11.800,00-TL olarak görünmektedir. Bu tutarın brüt tutara iblağ edilmesi gerekmektedir. . Brüt Tutar : (11.800 / (1-(Gelir Vergisi Oranı+Damga Vergisi Oranı)) şeklinde hesaplanacaktır.

*Brüt ücret = 11.800,00/(1-(0.15+0.00759) = 14.007,43

*Gelir vergisi = 14.007,43 * 0.15 = 2.101,11

*Damga vergisi = 14.007,43* 0.00759 = 106,32

*Toplam Kesinti Tutarı = 2.207,43

Ramazan Paketlerinin Ücret Olarak Kaydedilmesine İlişkin Muhasebe Kaydı:

———————————–/———————————————————

770 GENEL YÖNETİM GİD.                         14.007,43

360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR 2.207,43

360.01 Gelir Vergisi (2.101,11)

360.02 Damga Vergisi (106,32)

335 PERSONELE BORÇLAR 11.800,00

———————————–/———————————————————

Ramazan Paketlerinin Personele Tesliminde Yapılacak Muhasebe Kaydı:

———————————–/——————————————————-

335 PERSONELE BORÇLAR 11.800,00

157 DİĞER STOKLAR 11.800,00

———————————–/——————————————————-

IV- SONUÇ

Sonuç olarak, her yıl olduğu gibi bu senede Ramazan ayı içerisinde hayırsever iş adamları tarafından çalışan personelinin motivasyonlarını artırmak ve onlara kısmen de olsa fayda sağlamak üzere yapılacak ramazan paketi yardımlarının perakende satış fiyatı ile KDV toplamından oluşan net tutarın; menfaatin elde edildiği aydaki personelin brüt ücretine ilave edilerek gelir vergisi ile damga vergisi kesintisine tabi tutulması gerekmektedir.

Ayrıca işletme personeline işverenlerin çalışan personeline ayın olarak veya hizmet olarak verilen ücretlerin Katma Değer Vergisinin konusuna girmektedir. Ancak, Katma değer vergisi uygulamasında personele sağlanan menfaatlerden aşağıda sayılanlar vergiye tabi tutulmayacaktır.

  • Personele işyerinde veya müştemilatında yemek verilmesi
  • Personele yatacak yer veya konut tahsisi
  • Personelin toplu olarak işyerine gidip gelmesini sağlamak amacıyla yapılan taşıma hizmetleri
  • Demirbaş olarak verilen giyim eşyası

İşletmenin iktisadi faaliyetini yürütmesi için yapılan ve işletmede yaratılan katma değer bir unsuru olan bu masraflar maliyetin bir parçası olduğundan personele tahsis sırasında vergiye tabi tutulmayacak bu mal ve hizmetlerin iktisabında yüklenilen vergiler ise genel hükümlere göre indirim konusu yapılabilecekken, bu menfaatler dışındaki yardımlardan dolayı yüklenilen KDV, indirim konusu yapılmayacaktır. Eğer yardıma konu mal önceden alınmış ve işletmenin kayıtlarına girmiş, KDV’si indirim konusu yapılmışsa; ücretliye teslime konu olduğu ayda KDV’si beyanname üzerinde ilave edilecek KDV satırı kullanılarak indirimin iptali yapılmalıdır. Alındığı ayda ücretliye teslimi yapılmışsa iz kaydı olması açısından 191 no’lu indirilecek KDV hesabına alınıp daha sonra ücret tahakkuk ettiğinde 391 İlave Edilecek KDV kullanılmak kaydıyla indirimin iptali sağlanır.

Ramazan ayı süresi içerisinde ramazan paketleri hazırlayan birçok marketinde, hazırladıkları ramazan paketlerinin içerisinde farklı katma değer vergisi oranlarına tabi ürünlerin bulunması halinde satış esnasında tanzim edilen satışa ait fatura veya benzeri vesikalarda malın cinsinin “Ramazan Paketi”, fiyatının da tek bir tutar olarak gösterilmesi durumunda uygulanacak katma değer vergisi oranının koli içindeki katma değer vergisi oranı en yüksek olan ürünün olacağı, diğer taraftan ramazan paketi içerisindeki ürünlerin, fatura veya benzeri vesikalarda ayrı ayrı fiyatlandırılarak, ayrı kalemler halinde gösterilmesi durumunda ise her bir ürüne, ürünün tabi olduğu katma değer vergisi oranı uygulanacaktır.

 

KAYNAKÇA

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu

488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu, Çevrimiçi:http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.488.pdf Erişim Tarihi:12.06.2015.

4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’Çevrimiçi: http://www.alomaliye.com/4447_sayili_kanun.htm Erişim Tarihi: 12.06.2015

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Çevrimiçi :http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=1.5.5510HYPERLINK *    Vergi Müfettişi

KAYNAK:

[1]  3112.1984 tarih ve 18622 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 9 Seri No.lu KDV Genel Tebliği.

Yazarlar : ‘METİN EREN’ ‘MEHMET GÜNEŞ’ ‘BURAK SAĞLAM’


Yorumları Görüntüle
Hiç yorum yapılmamış.