GENEL
MEHMET MOLLAİSMAİLOĞLU Tarafından Tarihinde yazıldı
Bu yazı 53.160 defa okundu

İşçiden Savunma Alınmasını Gerektiren Haller ve Savunmanın Şekli


I- GİRİŞ

Savunma hakkı, uluslararası sözleşmeler ve Anayasa’da düzenlenmiş olan temel bir insan hakkıdır. Savunma hakkı denilince ilk akla gelen, yargı mercileri önünde ileri sürülen iddialara cevap verme hakkıdır. Bu çalışmada ise, savunma hakkı iş hukuku yönüyle ele alınmakta, işçiden savunma alınmasını gerektiren haller ve savunmanın ne şekilde olması gerektiği konuları değerlendirilmektedir.

II- İŞÇİDEN SAVUNMA ALINMASINI GEREKTİREN HALLER

A- İŞÇİNİN DAVRANIŞI VEYA VERİMİ NEDENİYLE İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ DURUMUNDA

158 sayılı Hizmet İlişkisine İşveren Tarafından Son Verilmesi Hakkında ILO Sözleşmesi’nin 7. maddesinde; “İşverenden makul ölçülere göre beklenemeyecek haller hariç, hakkındaki iddialara karşı savunma fırsatı verilmeden bir işçinin hizmet ilişkisi, o işçinin tutumu ve verimi ile ilgili nedenlerle sona erdirilemez.” hükmü yer almaktadır.

ILO Sözleşmesi hükmüne paralel biçimde düzenlenen 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.” hükmüne yer verilmiştir.

158 sayılı ILO Sözleşmesi’nin ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun söz konusu hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, işçinin davranışına ve verimine dayandırılan nedenlerle iş sözleşmesinin feshedilmek istenmesi halinde, işçinin savunmasının alınması zorunluluğu bulunmaktadır. Diğer taraftan, işletme veya işin gereklerine dayalı olarak yapılacak fesihlerde böyle bir yükümlülük öngörülmemiştir. Kaldı ki, işçiden kaynaklanmayan, onunla bir ilgisi bulunmayan, işletme gereği fesihlerde işçinin savunmasının alınmasının anlamı da yoktur.

B- AHLAK VE İYİ NİYET KURALLARINA AYKIRILIK NEDENİYLE İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ DURUMUNDA

4857 sayılı Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde; işverenin süresi belirli olsun veya olmasın, iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceği ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller düzenlenmiştir. İş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği bu tür durumlarda, işçi savunmasının alınması zorunlu değildir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) bendine göre yapılan fesihlerde savunma hakkının olmaması eleştirilmektedir. Bununla birlikte, uygulamada işverenlerin özellikle doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayan davranışlardan ötürü yapılan fesihlerden önce işçinin yazılı olarak ifadesini alma yoluna gittikleri görülmektedir. Bu durum, haklılıklarını kanıtlama açısından işverenlere yarar sağlayabilmektedir. Bu yola başvurmamaları durumunda ise, aleyhlerine sonuç doğabileceği ihtimalini göz ardı etmemeleri gerekmektedir(1).

C- DİSİPLİN CEZASI DURUMUNDA

İş hukukunda işverenlere belirli koşulların varlığı halinde disiplin cezası verme yetkisi tanınmıştır. Disiplin konusunda 4857 sayılı İş Kanunu’nda genel bir düzenleme bulunmamakla birlikte, toplu iş sözleşmelerine ve iç yönetmeliklere konulan hükümlerle sınırlı bir disiplin hukukunun oluşturulduğu söylenebilir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca; işverenler ancak toplu sözleşme veya iş sözleşmelerinde gösterilmiş olan sebeplere dayalı olarak işçilere disiplin cezası mahiyetinde ücret kesme cezası verebilmektedir. 4857 sayılı Kanun’da; işçi ücretlerinden ceza olarak yapılacak kesintilerin işçiye derhal sebepleriyle beraber bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak, ücret kesme cezası uygulanmadan önce işçinin savunmasının alınma zorunluluğu bulunup bulunmadığı düzenlenmemiştir.

İş hukukunda disiplin cezası uygulanmadan önce kural olarak işçinin savunmasının alınması zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, toplu iş sözleşmesi, iş akdi veya iç yönetmelikte disiplin cezası uygulanmadan önce işçiye savunma hakkı tanınmışsa bu zorunluluğa uymak gerekmektedir(2).

III- SAVUNMANIN ŞEKLİ

İşçiden alınacak savunmanın şekli ve yöntemi konusunda 4857 sayılı Kanun’da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, işçiden savunma alındığını ispat yükümlülüğü altında olan işveren açısından savunmanın yazılı bir şekilde alınmış olması uygun olacaktır. Savunma için fesih nedeninin işçiye açık ve anlaşılır bir şekilde bildirilmesi, uygun bir süre verilmesi ve bu süre içerisinde savunma hakkını kullanmadığı takdirde, savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağının işçiye hatırlatılması gerekmektedir(3). Savunma alınmasından önceki bu sürecin de yazılı bir şekilde yürütülmesinin ispat kolaylığı açısından faydalı olacağı düşünülmektedir.

İş sözleşmesinin işçinin davranışı veya verimi nedeniyle feshedilmek istenmesi halinde, işçinin savunmasının sözleşmenin feshinden önce alınması gerekmektedir. 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasında “…savunması alınmadan feshedilemez.” hükmündeki, “feshedilemez” ifadesi, “fesih bildiriminde bulunulamaz” olarak anlaşılmalıdır. Süreli fesihte, iş sözleşmesi bildirimle birlikte feshedilmiş olmaktadır. Feshin hüküm doğurma anı bildirim süresinin sonudur ve bildirim süresinin sonuna kadar devam etmesi de bu tür feshin temel özelliğidir. Bu nedenle, fesih bildiriminden sonra işçinin savunmasının alınması söz konusu olamaz(4).

IV- SONUÇ

İşçinin davranışına ve verimine dayandırılan nedenlerle iş sözleşmesinin feshedilmek istenmesi halinde, işçi savunmasının alınma zorunluluğu bulunmaktadır. Diğer taraftan, işletme veya işin gereklerine dayalı olarak yapılacak fesihlerde böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır. İş sözleşmesinin işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) bendinde yer alan nedenlerle feshedildiği durumlarda ise, işçinin savunmasının alınması zorunlu değildir. Ancak, böyle bir durumda dahi işçiden savunma alma yoluna gidilmesi, haklılıklarını kanıtlama açısından işverenlere yarar sağlayabilmektedir. Bu yola başvurmamış olmaları ise aleyhlerine sonuç doğurabilmektedir. İş hukukunda disiplin cezası uygulanmadan önce kural olarak işçinin savunmasının alınması zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya iç yönetmelikte disiplin cezası uygulanmadan önce işçiye savunma hakkı tanınmışsa bu zorunluluğa uymak gerekmektedir.

Söz konusu durumlarda alınması gereken savunmanın ne şekilde olması gerektiği konusunda 4857 sayılı Kanun’da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, savunmanın yazılı bir şekilde alınması ispat açısından önemlidir. Aynı zamanda savunma, sözleşmenin feshinden önce alınmış olmalıdır. Savunma için fesih nedeninin işçiye açık ve anlaşılır bir şekilde bildirilmesi, uygun bir süre verilmesi ve bu süre içerisinde savunma hakkını kullanmadığı takdirde, savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağının işçiye hatırlatılması gerekmektedir.

 

KAYNAK : 

Yaklaşım / Ocak 2014 / Sayı: 253

(1)         Nuri ÇELİK,  İş Hukuku Dersleri, Beta Yayınevi, İstanbul 2008, s. 232

(2)         Sarper SÜZEK, “İş Hukukunda Disiplin Cezaları”, Çalışma ve Toplum Dergisi, 2011, s.13

(3)         Sarper SÜZEK, İş Hukuku (Genel Esaslar-Bireysel İş Hukuku), Beta Yayınevi, İstanbul 2008, s. 554

(4)         Hamdi MOLLAMAHMUTOĞLU, İş Hukuku, Turhan Kitabevi, Ankara 2008, s.747


Yorumları Görüntüle
Hiç yorum yapılmamış.