GENEL
MEHMET MOLLAİSMAİLOĞLU Tarafından Tarihinde yazıldı
Bu yazı 2.038 defa okundu

İş Kazaları ve Meslek Hastalıklarının Bildirilmesi


I- GİRİŞ

Çalışma hayatını düzenleyen kanunlardan 6331[1] sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek amacıyla 2012 yılı Haziran ayında yürürlüğe girmiştir. 6331 sayılı Kanunda iş kazasının tanımı işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay şeklinde, meslek hastalığının tanımı, mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalık olarak yapılmıştır. Meydana gelen iş kazası ve meslek hastalıklarının ise Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi gerektiği hem 6331 sayılı Kanun’da hem de 5510[2] sayılı Kanunda belirtilmiştir. 6331 sayılı Kanun işverenlere ayrıca işyerlerinde meydana gelen iş kazası ve meslek hastalıklarının kaydını tutup, bunları inceleme zorunluluğunu getirmiştir.

Bilindiği üzere, kanunlarla yapılan düzenlemelerin yüklediği yükümlülüklerin yerine getirilmesi, belli kriterler esas alınarak hüküm altına alınan müeyyidelerle zorunlu hale getirilmektedir. Yazımızın konusu hakkında idare tarafından uygulanan müeyyideler idari para cezaları ve yapılan masrafların işverenden tahsil edilmesidir.

İş kazası ve meslek hastalıklarını yasal süreleri içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmeyen ve iş kazaları ve meslek hastalıklarının kaydını tutmayan ve bunlarla ilgili raporları düzenlemeyen işverenlere idari para cezaları uygulanmaktadır. İş kazası ve meslek hastalığının detaylı tanımı 5510 sayılı Kanun’un 13 ve 14. maddelerinde yapılmıştır. Bu olayların bildirimide Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmaktadır. Ancak yukarıda değindiğimiz hususlara muhalefetten dolayı idari para cezaları 6331 sayılı Kanuna göre Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından uygulanmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu iş kazası ve meslek hastalığının bildirimine ve bunların kaydını tutmamaya yönelik idari para cezası uygulamamaktadır. 5510 sayılı Kanunda da bu yönde bir idari para cezası düzenlemesi bulunmamaktadır.

II- İŞ KAZASININ TANIMI

5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinde iş kazası ayrıntılı olarak;

“a- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b- İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c- Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d- Bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e- Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay” olarak açıklanmıştır.

Kanunun 14. maddesinde de meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir şeklinde tanımlanmıştır.

III- İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI OLAYLARININ BİLDİRİM SÜRESİ VE İŞVERENLERİN YAPACAKLARI İŞLEMLER

İşyerlerinde yukarıda belirtilen tanımlara uyan bir olayın meydana gelmesi durumunda işverenlerin sırasıyla yapması gerekenler vardır. Bu durumda işverenler öncelikle;

1- 5510 sayılı Kanun’un 76. maddesi uyarınca iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan genel sağlık sigortalısına sağlık durumunun gerektirdiği sağlık hizmetlerini derhal sağlamakla yükümlüdür. Bu amaçla işveren tarafından yapılan ve belgelere dayanan sağlık hizmeti giderleri ve yol gideri, gündelik gibi masraflar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmaktadır.

2- 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca iş kazasının meydana geldiği yerde ki kolluk kuvvetlerine derhal haber vermelidir.

3- 5510 sayılı Kanun’un 13. ve 6331 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumuna en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde bildirmelidir.

4- 5510 sayılı Kanun’un 14. maddesi gereğince işveren meslek hastalığını öğrendiği günden başlayarak üç işgünü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmek zorundadır.

İş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, üç iş günlük süre iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

İş kazaları ve meslek hastalıkları bildirimleri iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile internet üzerinden e-sigorta yoluyla, doğrudan ya da taahhütlü posta ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmelidir. Posta ile yapılan bildirimlerde, adi posta veya kargo ile yapılırsa SGK kayıtlarına intikal tarihi, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta ile yapılırsa postaya veriliş tarihi esas alınmaktadır. Bu hususa dikkat etmek gerekir.

Ayrıca sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları ise meslek hastalığı tanısı koydukları vakaları en geç on gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmek zorundadırlar. İşverenlerin bildirim konusunda ki ihmalleri ilgili kurumların olaydan haberdar olmalarını engellememekte sadece geciktirmekte ve bunun sonucu işverene idari para cezası ve rücu olarak dönmektedir.

IV- İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞINI BİLDİRMEMENİN YAPTIRIMI

İş kazası ve meslek hastalığının ayrıntılı şekilde tanımı 5510 sayılı kanunda yapılmış olması ve bildiriminin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılması gerekmekte ise de ilgili hükümlere aykırı davranan işverenlere 5510 sayılı Kanun’un uygulayıcısı olan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından herhangi bir idari para cezası uygulanmaktadır. Ancak bu husus Sosyal Güvenlik Kurumunun konuyla ilgili başka bir işlem yapmadığı anlamına gelmez. İş kazası ve meslek hastalıklarının incelemeleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılmaktadır. İş kazasının meydana geldiği anda derhal sağlık yardımını sağlamayarak sigortalının tedavi süresinin uzamasına veya malul kalmasına sebep olan işveren, Sosyal Güvenlik Kurumunun bu nedenle yaptığı her türlü sağlık hizmeti giderini ödemekle yükümlüdür. Sosyal Güvenlik Kurumu üç iş günlük yasal süre içerisinde bildirilmeyen iş kazaları için de bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneğini işverenden tahsil etmektedir.

6331 sayılı Kanuna göre ise bütün iş kazaları ve meslek hastalıklarının kaydını tutmayan ve bunlarla ilgili raporları düzenlemeyen işverene her bir yükümlülük için 1849 TL, iş kazalarını kazadan sonraki 3 iş günü içinde,  sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını, öğrendiği tarihten itibaren yine 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmeyen işverene 2466 TL idari para cezası uygulanmaktadır.[3]

V- SONUÇ

Tüm önlemler alınsa bile sıfıra indirgenmesi mümkün olamayan iş kazaları meydana geldikten sonra işverenlerin yükümlülükleri devam etmektedir. İşveren öncelikle kazazedeye gerekli acil sağlık yardımının derhal yapmalı veya yapılmasını sağlamalıdır. İkinci aşamada kolluk kuvvetlerine derhal, Sosyal Güvenlik Kurumuna da üç iş günü içerisinde gerekli bildirimleri usulüne uygun olarak yapmalıdır. Daha sonra meydana gelen iş kazasını tahlil etmeli, nedenlerini araştırmalı, bunları raporlayarak kaydını tutmalıdır. Akabinde olayın tekerrür etmesini önlemek için gerekli tedbirleri almalıdır.

2015 yılı için iş kazası ve meslek hastalığını yasal süre içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmeyen işverene 2466 TL, iş kazaları ve meslek hastalıkları ile ilgili gerekli kayıtları tutmayan işverenlere 1849 TL ceza uygulanmaktadır. Ayrıca geç bildirimlerde ve kazadan sonra işverenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan masraflar işverene rücu edilmektedir.

Olası bir iş kazası ve meslek hastalığı durumunda işverenlerin karşılaşacakları külfetin sadece bunlar olduğu düşünülmemelidir. İş kazası ve meslek hastalığının meydana gelmesinde işverenin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uymayan davranışları, yerine getirmekten imtina ettiği yükümlülükler varsa yapılan ve yapılacak olan masraflar kusuru oranında işverene rücu edilmektedir. Tabi ki bunlar kayıtlı çalışan ve sigortalılığı sağlanmış çalışanlar için geçerlidir. Sigortasız olarak çalıştırılan işçinin iş kazası geçirmesi durumunda ise tüm incelemeler yine yapılmaktadır. Ancak bu durumda işverenin kusuru olup olmadığı üzerinde durulmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan ve yapılması muhtemel olan tüm masrafların işverenden tahsili yoluna gidilmesi yasal zorunluluktur.

İş kazaları konusunda işverenler gereken duyarlılığı göstermeli mevzuatın gereklerini yerine getirmeli hatta varsa mevzuatta belirtilmeyen önlemleri de almalıdırlar. İş sağlığı ve güvenliğine yönelik gerekli hassasiyetin gösterilmesi halinde meydana gelebilecek iş kazaları veya meslek hastalıkları tam olarak sıfıra indirilemese bile nitelik olarak sayısı büyük oranda azalacak ve zararlı etkisi minimize olacaktır. İşverenlerin bu hususları dikkate alarak gerekli hassasiyeti sergilemeleri gerekir. İş sağlığı ve güvenliğine yönelik yatırımlar kısa vadede masraf olarak görülmemeli, orta ve uzun vadede getirisinin çok daha fazla olduğu unutulmamalıdır. Olası bir iş kazası durumunda maddi giderler bir tarafa insan hayatına doğrudan etkisine sebep olmanın manevi yükü, işverenlerin sırtına taşınması imkânsız bir yük olarak binecektir.[4]

Sonuç olarak iş kazasını yasal süresi içinde ilgili kurumlara bildirmek önemlidir, ancak iş kazasının meydana gelmesini önlemek, bunun için gerekli tedbirleri almak çok daha fazla önemlidir.

 


KAYNAK : E-YAKLAŞIM ŞUBAT 2015

*          Sosyal Güvenlik Denetmeni

[1]           6331 sayılı Kanun 30.06.2012 tarih 28339 sayılı Resmi Gazete yayımlanmıştır.

[2]           5510 sayılı Kanun 16.06.2006 tarih 26200 sayılı Resmi Gazete yayımlanmıştır.

[3]           01.01.2015 tarihinden itibaren uygulanacak olan güncel cezalar

[4]              Mehmet UĞUR, “6331 Sayılı Kanuna Göre İdari Para Cezaları”, Yaklaşım, Aralık 2014, sayı:264


Yazarlar :
‘MEHMET UĞUR’


Yorumları Görüntüle
Hiç yorum yapılmamış.