GENEL
MEHMET MOLLAİSMAİLOĞLU Tarafından Tarihinde yazıldı
Bu yazı 2.888 defa okundu

Hangi Borçlanma Süreleri Sigortalılık Başlangıcını Geriye Götürür?


Yaklaşım / Haziran 2015 / Sayı: 270

I- GİRİŞ

Gerek 1 Ekim 2008 yılbaşından itibaren yürürlüğe giren 5510 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu”nu gerekse bundan önce yürürlükte bulunan mülga sosyal güvenlik kanunlarında sigortalılığın mecburiliği ilkesi söz konusudur. Sigortalılığın mecburiliği ilkesi gereğince sosyal güvenlik kanunlarında çalışanlar için sigortalılığın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden kaçınmak veya başkasına devretme yönünde taraflar arasında sözleşme yapılamayacağı ve bu hususlarda sözleşmelere hüküm konulamayacağı hüküm altına alınmıştır.

5510 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde sigortalılık; Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişi olarak tanımlanmıştır. 5510 sayılı Kanun’da kişilerin karşılaşacağı riskleri sosyal güvence altına almak amacıyla kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ihdas edilmiş ve kişilerin sosyal güvenlik kapsamında sigortalılık statülerine göre bu sigorta kollarından birine, bir kaçına veya hepsine zorunlu veya isteğe bağlı olarak prim ödenmesi yükümlülüğü getirilmiştir.

5510 sayılı Kanun’daki tanımlamadan hareketle sigortalılık, Sosyal Güvenlik Kurumu’na prim ödemekle gerçekleşen bir olgu olmakla birlikte, örneğin isteğe bağlı sigortalılıkta prim ödemek sigortalılığın oluşması için yeterli iken, bazı sigortalılık statülerinde prim ödenmesi tek başına yeterli olmayıp eylemli çalışma, bazı kurum ve kuruluşlara kayıt ve tescil gibi şartların da yerine getirilmesi söz konusudur. Örneğin 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasına göre sigortalı olabilmek için bir işverene hizmet akdi bağı ile eylemli olarak çalışma olgusu gerekli ve zorunludur.

Sigortalılığın oluşumunda sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı gibi bazı parametreler vardır. Esasen bu parametreler sigortalılık hizmetini ortaya koyan unsurlardır. İşte bu durumun ortaya konabilmesi ve ispatı açısından sigortalılık kayıtlarının oluşturulması ve sigortalıların tescil edilmesi gereklidir. Sigortalı sayılanların tescil edilerek, sigortalı hizmet kayıtlarının oluşturulmasına ilişkin bu yükümlülük Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yerine getirilir. Bu amaçla kayıtların elektronik ortamda tutulduğu merkezi bir veri tabanı oluşturulmuştur. Ancak bu kayıtlar, usulüne uygun bir şekilde düzenlenmiş olan belgelere dayandırılarak oluşturulur.

II- SİGORTALILIK HİZMETİ VE DAYANAĞI BELGELER

Çalıştırılan sigortalıların kayıt ve tesciline ilişkin yasal bildirim örneği Kurum tarafından hazırlanan “Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi” yoluyla yapılırken, sigortalılık hizmetlerinin oluşumuna ilişkin bildirim ise, örneği Kurum’ca hazırlanan “Aylık Prim ve Hizmet Belgeleri” yoluyla yapılır. Hazırlanan aylık prim ve hizmet belgelerinde; işveren ve/veya aracılara ilişkin bilgiler, sigortalılara ilişkin bilgiler, belgenin türü, ait olduğu döneme ait bilgiler, belgenin kim tarafından verildiğine ilişkin çeşitli bilgiler yer almaktadır. Hazırlanan aylık prim ve hizmet belgelerinde sigortalılık hizmeti bakımından önemli olan kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin yapılan prim ödeme gün sayılarıdır. Sigortalılık hizmet kayıtları bu belgede yer alan bilgiler doğrultusunda oluşturulur.

Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarından birine, bir kaçına veya tamamına ödenen sigorta prim gün sayıları ve bu prim gün sayılarının oluşturduğu sigortalılık hizmeti sigortalıların ve bakmakla yükümlü olan kimselerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlanacak olan sosyal güvenlik yardımlarından yararlanıp yararlanamayacaklarını belirleyen önemli bir unsurdur.

III- HİZMET BORÇLANMALARININ SİGORTALILIK BAŞLANGICINA ETKİSİ

Sigortalılık hizmetini oluşturan prim ödeme gün sayısı daha çok kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan sosyal güvenlik yardımlarından yararlanıp yararlanılamayacağını belirlerken, sigortalılık başlangıcı ya da ilk işe giriş, ilk tescil ise uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan toptan ödeme ve aylık bağlama gibi sosyal güvenlik yardımlarından yararlanıp yararlanılamayacağının belirlenmesinde önemli bir unsurdur. Örneğin kısa vadeli sigorta kolları arasında yer alan analık sigortasından, sigortalı kadına emzirme ödeneği verilebilmesi için 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması gerekmektedir. Buna mukabil uzun vadeli sigorta kolları arasında yer alan yaşlılık sigortasından sigortalıya yaşlılık aylığı (emekli aylığı) bağlanabilmesi için aranan prim ödeme gün sayısı ve yaş gibi faktörler sigortalılığın başlangıç tarihine göre belirlenmektedir.

Sosyal güvenlik sistemimizde çalışılan sürelerin sigortalılıktan sayılmasında kural olarak bu sürelerin prim ödenerek geçirilen sürelerden olması gerekmektedir. Bunun yanında Ülkemizde sosyal güvenliğe ilişkin düzenlemelerde; primi ödenmeyen bazı sürelerin sonradan borçlanılarak sigortalılık hizmetinden sayılmasına olanak verilmiştir. Bu uygulama sosyal güvenlikte hizmet borçlanması olarak ifade edilmektedir. Böylelikle sigortasız olarak geçirilen bazı sürelerin primlerinin borçlanma yoluyla ödenerek sosyal güvenlik bakımından değerlendirilmesi imkânı verilmiştir.

A- ER VEYA ERBAŞ OLARAK SİLAH ALTINDA VEYA YEDEK SUBAY OKULUNDA GEÇEN SÜRELER

Bilindiği gibi askerlik hizmeti Kanun’dan doğan bir yükümlülük ve vatan hizmetidir. 1111 sayılı Askerlik Kanunu gereğince muvazzaf askerlik, T.C. uyruklu her erkeğin zorunlu olarak yapması gerekli bir kamu hizmetidir. Askerliğini yedek subay olarak yapanlar ise, yedek subay okulunda geçen sürelerini tamamladıktan sonra askerliğe yedek subay olarak devam ederler. Yedek subaylıkta geçen süreler, 5510 sayılı Kanun’a göre 4/c (Emekli Sandığı) bendi kapsamında sigortalılık hali olarak kabul edilecek bu süreye ilişkin sigortalılık hizmetleri bildirilecektir. Oysa er veya erbaş olarak silahaltında veya yedek subay okulunda geçen süreler sigortalılıktan sayılmayacaktır.

İşte bu nedenle 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan düzenleme gereğince er ve erbaş olarak silahaltında geçen süreler ile yedek subay okulunda geçen sürelerin, hizmet borçlanması yapılarak sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi imkânı sağlanmıştır.

Er, erbaş ve yedek subaylık sigortalılığın başlangıcından önce olabileceği gibi sigortalılığın başlangıcından sonra da yerine getirilmiş olabilir. Bu nedenle buralarda geçirilen süreler için yapılan hizmet borçlanmalarının sigortalılığın başlangıcını geriye çekebilmesi için askerlikte geçen sürelerin sigortalılığın başlangıç tarihinden önce yerine getirilmiş olması gerekir.

Örnek-1: 01.01.1968-31.12.1969 yılları arasında 24 aylık (720 gün) askerlik yapan ve malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa 01.06.1984 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başlayan sigortalının hizmet borçlanması yapması halinde; askerlikte geçen süreler sigortalılık başlangıç tarihinden önce olduğu için sigortalılık başlangıç tarihi 01.06.1982 olarak geriye çekilecektir.

Örnek-2: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa 30.04.1992 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başlayan ve 01.01.1996-3.06.1997 tarihleri arasında 18 ay (540 gün) askerlik yapan sigortalının hizmet borçlanması yapması halinde bu kez askerlikte geçen süreler sigortalılık başlangıç tarihinden sonraki bu süreye ait olduğu için sigortalılık başlangıç tarihini geriye götürmeyecek sadece prim ödeme gün sayısı 540 gün daha artmış olacaktır.

B- DOKTORA VEYA TIPTA UZMANLIK ÖĞRENİMİNDE GEÇEN BORÇLANMA SÜRELERİ

5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık süreleri hizmet borçlanması yapılarak sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilebilmektedir. Bu sürelerde 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri gereğince sigortalı olmak zorunluluğu bulunmadığından sigortasız olarak geçirilen doktora veya tıpta uzmanlık öğrenimde geçen sürelerin hizmet borçlanması yaparak sosyal güvenlik bakımından sigortalılık hizmeti olarak değerlendirilmesi imkânı getirilmiştir.

Doktora veya tıpta uzmanlık öğrenimde sigortasız olarak geçirilen süreler, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilk defa tabi olarak çalışmaya başlanılan sigortalılık başlangıcından önce geçebileceği gibi sonrada geçebilir. Bu sürelerin sigortalılık başlangıç tarihinden önceki bir süreye isabet etmesi halinde, sigortalılığın başlangıcı borçlanılan süre kadar geriye çekilerek yeniden tespit edilir. Ancak kişi sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladıktan sonra doktora veya tıpta uzmanlık öğrenimi yapsa bu kez hizmet borçlanması yapılan bu süreler sigortalılığın başlangıç tarihini geriye çekmeyecek sadece sigortalılık süresi boyunca ödenen prim ödeme gün sayısına ilave edilecektir.

C- AVUKATLIK STAJINDA GEÇEN SÜRELER

1136 sayılı Avukatlık Kanunu gereğince avukatlık mesleğine, avukatlık stajı tamamlanarak başlanabilir. Avukatlık stajı bir yıldır. Bir yıllık staj süresinin ilk altı ayı mahkemelerde kalan altı ayı ise en az beş yıl kıdemi olan bir avukat yanında yapılır. 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca avukatlık stajı yapanların stajda geçen süreleri için hizmet borçlanması yapma hakkı verilmiştir.

5510 sayılı Kanun uygulaması bakımından avukatlık stajında geçen sürelerde sigortalı olma zorunluluğu bulunmamaktadır. Yani avukatlı stajı yapanların normal staj süreleri sigortalı olmaksızın geçirilen bir zaman dilimidir. Bu nedenle avukatlık stajı yapanların, normal staj süreleri için hizmet borçlanması yapmak suretiyle sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesine olanak sağlanmıştır.

Avukatlık stajı sigortalılığın ilk başlangıcından sonra olabileceği gibi hiç sigortalı olarak çalışmaya başlamadan önce de söz konusu olabilir. Avukatlık stajı yapılan sürelerin borçlanılması halinde, borçlandırılan süre 5510 sayılı Kanun’un 38. maddesine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarihten önceki bir süreye ait ise sigortalılığın başlangıç tarihi borçlanılan süre kadar geriye götürülerek tespit edilir. Sigortalılığın başlangıç tarihinden sonraki stajda geçen sürelerin borçlanılması halinde ise bu kez sigortalılığın başlangıç tarihi geriye götürülmez borçlanılan süre prim ödeme gün sayısına eklenir.

D- HEKİMLERİN FAHRİ ASİSTANLIKTA GEÇEN BORÇLANMA SÜRELERİ

5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine göre hekimlerin, fahri asistanlıkta geçen sürelerinin hizmet borçlanması yaparak sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesine olanak verilmiştir. Hekimlerin fahri asistanlıkta geçen sürelerini borçlanabilmeleri için fahri asistan olarak görev yaptıkları tarihleri belirten belgeleri ilgili hastane ve tıp fakültelerinden temin ederek borçlanma talep dilekçesi ile Kurum’a müracaatta bulunması gerekmektedir.

Hekimlerin fahri asistanlıkta sigortasız olarak yapılan çalışmaları sigortalılığın başlangıcından sonra olabileceği gibi sigortalılığın başlangıcından önce de olabilir. Bu durumda sigortalılığın başlangıcından önce fahri asistanlıkta geçen sürelerin borçlanılması halinde borçlandırılan süre kadar sigortalılığın başlangıç tarihi geriye götürülerek yeniden tespit edilecek, fahri asistanlıkta sigortasız olarak geçirilen sürelerin sigortalılığın başlangıç tarihinde sonra gerçekleşmesi halinde bu kez sigortalılığın başlangıç tarihi geriye çekilmeyecek borçlanılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ilave edilecektir.

E- YURT DIŞINDA GEÇEN ÖĞRENİM SÜRELERİ

5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendine gereğince; sigortalı olmaksızın, 08.04.1929 tarih ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun’a göre yurt dışına gönderilen ve öğrenimini başarıyla tamamlayarak yurda dönenlerden yükümlü bulunduğu mecburi hizmet süresini tamamlamış olanların, yurt dışında resmî öğrenci olarak geçirmiş oldukları öğrenim sürelerinin 18 yaşının tamamlanmasından sonraki döneme ait olan kısmı hizmet borçlanması yapılmak suretiyle sosyal güvenlik bakımından değerlendirilebilmektedir.

Yurt dışında resmi öğrenci olarak geçen bu süreler, sigortalılık başlangıç tarihinden sonra olabileceği gibi sigortalılığın başlangıç tarihinden sonra da olabilir. Bu durumda sigortalılığın başlangıç tarihinden önce yurt dışında geçen öğrencilik sürelerinin borçlanılması halinde sigortalılığın başlangıç tarihi borçlanılan süre kadar geriye çekilir iken bu sürelerin sigortalılığın başlangıç tarihinden sonra geçmesi halinde bu kez borçlanılan süreye ilişkin gün sayısı prim ödeme gün sayısına ilave edilir.

IV- SONUÇ

Sosyal güvenlik sistemimizde sigortasız olarak geçirilen bazı sürelerin hizmet borçlanması yapılarak sosyal güvenlik bakımından sigortalılık hizmeti olarak değerlendirilmesine olanak veren bazı yasal düzenlemelere başvurulmuştur. Bu hizmet borçlanmalarının neler olduğu 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının ilgili bentlerinde sayılmıştır. Bu hizmet borçlanmalarının sigortalılığa etkisi iki şekilde olabilmektedir. Bu etkilerinden ilki hizmet borçlanmalarının hem sigortalılığın başlangıç tarihini hem de prim ödeme gün sayısını etkilemesi, ikincisi de sadece prim ödeme gün sayısını etkilemesidir.

Borçlanılacak hizmetin sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki bir süreye ait olması halinde, borçlanılan süre kadar hem sigortalılığın başlangıç tarihi geriye gitmekte hem de borçlanılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ilave edilmektedir. Bir diğer durum ise borçlanılan hizmetin sigortalılığın başlangıç tarihinden sonra bir sürede geçmiş olmasıdır ki bu kez borçlanılan hizmet süresi sigortalılığın başlangıç tarihini geriye götürmemekte sadece borçlanılan gün sayısı kadar prim ödeme gün sayısı artırılmaktadır.

Buradan hareketle 5510 sayılı Kanun veya mülga sosyal güvenlik kanunları gereğince tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının  (b), (d), (e), (h) ve (j) bentlerine göre borçlandırılması hâlinde, prim ödeme gün sayısı ve prime esas kazançlar borçlanma yapılan ilgili aylara mal edilerek, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Bu hizmet borçlanmalarının sigortalılığın başlangıç tarihini geriye çekmesindeki temel mantık, sosyal güvenlikten yoksun geçen bu sürelerin uzun vadeli sigorta kollarına yani malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlanılmasından önceki zaman dilimlerinde geçmiş olmasıdır. Bu nedenle sadece kısa vadeli sigorta kollarına tabi olarak ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlanılan tarihler örneğin aday çırak, çıraklık gibi sigortalılıklar tahsis mevzuatı açısından sigortalılığın başlangıcı sayılmayacak dolayısıyla bu türdeki sigortalılık başlangıçlarından önce geçen süreler için yapılan hizmet borçlanmaları bu yöndeki sigortalılık başlangıç tarihlerini geriye çekmeyecektir.

*           Sosyal Güvenlik Kurumu Başmüfettişi (İş Güvenliği Uzmanı)

Yazarlar : ‘SÜLEYMAN TUNÇAY’

Yorumları Görüntüle
Hiç yorum yapılmamış.