GENEL
MEHMET MOLLAİSMAİLOĞLU Tarafından Tarihinde yazıldı
Bu yazı 15.177 defa okundu

Anonim ve Limited Şirketlerde Sermayenin Üçte İkisi Kaybedilirse Ne Yapılır?


I- GİRİŞ

Anonim ile limited şirketler, sermayeleri belirli olan ve borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirketlerdir. Limited şirketlerin kamu borçlarına ilişkin sorumlulukları hariç olmak üzere, anonim ile limited şirket ortakları, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri sermaye paylarını şirkete ödemekle yükümlüdürler. Bu nedenle yasa koyucu, hem 6762 sayılı eski Ticaret Kanunu(ETK)’nda hem de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)(1)’nda sermayenin korunması ilkesine özel önem vermiştir.

Bu önemin bir gereği olarak da, sermayesini kaybeden anonim ile limited şirketlerde bazı tedbirlerin alınmasını şart koşmuştur. Bu tedbirlerden birisi, kaybedilen sermayenin tamamlanmasıdır. İşte bu çalışmada; Türk Ticaret Kanunu’na göre sermayesinin üçte ikisini kaybeden anonim ile limited şirketlerce yerine getirilmesi gereken yükümlülükler ve bu yükümlülüklere uyulmamasının sonuçları ele alınmaktadır.

II- SERMAYESİNİN ÜÇTE İKİSİNİ KAYBEDEN ANONİM İLE LİMİTED ŞİRKETLERCE YERİNE GETİRİLECEK YÜKÜMLÜLÜKLER

Şirket sermayesinin kaybedilmesine ilişkin düzenlemelere TTK’nın anonim şirketlere ilişkin 376 ile 377. maddelerinde yer verilmiştir. Kanun’un limited şirketlere ilişkin 633. maddesinde ise “Esas sermayenin kaybı ya da borca batık olma hâllerinde anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümler kıyas yoluyla uygulanır. Ek ödeme yükümlülüğü hakkındaki hükümler saklıdır.” denilmiştir.

TTK’nın konumuza ilişkin 376. maddesinin ikinci fıkrasında “Son yıllık bilânçoya göre, sermaye ile kanunî yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhal toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan fıkra hükmü, sermaye kayıplarında sadece sermayeyi değil, sermaye ile birlikte kanuni yedek akçeleri de hesaba katmaktadır. Sermaye kaybının tespitinde dikkate alınacak kanuni yedek akçeler TTK’nın 519. maddesinde düzenlenen genel kanuni yedek akçelerdir(2). Şirketin kendi paylarını iktisabında ayrılacak yedek akçeler (TTK md. 520) ile esas sözleşme ve genel kurul kararı ile şirketin isteğiyle ayrılan yedek akçeler (TTK md. 521 vd.) sermaye kaybının tespitinde dikkate alınmaz. Gerek sermaye gerekse kanuni yedek akçe miktarı yönünden, sermaye kaybının tespit edildiği son yıllık bilanço tarihi itibariyle ulaşılan rakamlar esas alınır. Sermaye kaybına ilişkin tedbirlerin uygulanması için, şirket aktifleri toplamından borçları çıkarıldıktan sonra kalan öz sermayenin, sermaye ve kanuni yedek akçeler toplamının üçte birinden daha az olması gerekir(3). Bu bağlamda, üçte iki sermaye kaybı şu formül ile tespit edilecektir(4):

Aktif Toplamı – Borçlar = < (Sermaye + Kanuni Yedekler) / 3

Dolayısıyla, son yıllık bilânçodan, zararlar sebebiyle sermaye ile kanunî yedek akçeler toplamının üçte ikisinin karşılıksız kaldığının anlaşılması durumunda, şirketin yönetim organı (anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde ise müdür veya müdürler kurulu) genel kurulu acilen toplantıya çağırmalı ve genel kurul da şu iki karardan birini almalıdır:

(a) Sermayenin üçte biri ile yetinilmesi, yani sermayenin azaltılıp zararın bünye dışına atılması;

(b) Sermayenin tamamlanması.

Eğer genel kurul bu iki karardan birini almaz ise şirket sona erer (TTK md. 633, md. 376/f.2). TTK’nın genel kurulu bu seçenekler arasında tercih yapmaya zorlamasının sebebi, şirketin durumunu bir an önce açıklığa kavuşturmak düşüncesidir. Tamamlama ile azaltılan sermaye kadar veya ondan fazla sermaye artırımı yapılması veya bilânço açıklarının ortakların tümünce veya bazı ortaklar tarafından kapatılması ya da bazı alacaklıların alacaklarını silmesi kastedilmektedir(5). Genel kurulun kalan sermaye ile yetinmeye karar vermesi ise sermayenin azaltılmasını gerektirir. Bu sermaye azaltımının amacı bilanço zararını kapatmak ve şirketi sağlığa kavuşturmaktır. Diğer bir deyişle bu tür sermaye azaltımı ile şirket sermayesi gerçek duruma uydurulmaktadır. Dolayısıyla alacaklıların haklarında da herhangi bir azalma olmamaktadır(6).

Bir örnekle konumuzu somutlaştıralım: şirketin aktiflerinin 1.000.000 TL, borçlarının 950.000 TL, esas sermayesinin 400.000 TL, kanuni yedekler toplamının da 50.000 TL olduğunu varsayalım. Bu durumda, şirketin öz sermayesi 50.000 TL olarak hesaplanacak ve bulunan bu rakam sermaye ve kanuni yedekler toplamının üçte biri olan 150.000 TL’den daha düşük olduğundan, şirkette üçte iki sermaye kaybının gerçekleşmiş olduğu kabul edilecektir.

Tabi, uygulamada bu şekilde Yasa’daki tarife sınır sınıra uyna durumlarla karşılaşmak mümkün değildir. Bu nedenle, öğretide; TTK’nın 376. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki sermaye ve kanuni yedek akçeler toplamının “yarısının” ve “üçte ikisinin” karşılıksız kalmasından söz edilmiş ise de, bunların hiçbir şekilde sadece tam olarak yarı veya üçte iki sermaye kaybını ifade etmeyeceği; hatta tam olarak bu oranlarda sermaye kayıplarının nadiren rastlanacak durumlar olduğu, 1/2 sermaye kaybı sermaye ve kanuni yedekler toplamının yarısından üçte ikisine kadar olan sermaye kayıplarının, üçte iki sermaye kaybı ise sermaye ve kanuni yedekler toplamının üçte ikisinden tamamına kadar olan sermaye kayıplarını ifade edeceği, bu sebeple, TTK’da 1/2 sermaye kaybı için “yarısının veya daha fazlasının”, üçte iki sermaye kaybı için ise “üçte ikisinin veya daha fazlasının” veya bunlara alternatif olarak “en az yarısının” veya “en az üçte ikisinin” karşılıksız kalması şeklinde düzenleme yapılmasının daha yerinde olacağı görüşü ağırlık kazanmıştır(7). Biz de bu görüşe katılmaktayız. Dolayısıyla, üçte iki sermaye kaybından; sermaye ve kanuni yedekler toplamının üçte ikisinden tamamına kadar olan sermaye kayıplarını anlamak gerekir.

III- ÖZET VE SONUÇ

Anonim ve limited şirketin son yıllık bilânçosundan, zararlar sebebiyle sermaye ile kanunî yedek akçeler toplamının üçte ikisinin karşılıksız kaldığının anlaşılması durumunda, şirketin yönetim organı genel kurulu acilen toplantıya çağırmalı ve genel kurul ya sermayenin tamamlanmasına ya da kalan sermaye ile yetinilmesine karar vermelidir. Eğer genel kurul bu iki karardan birini almaz ise şirket sona erer.

Tamamlama ile azaltılan sermaye kadar veya ondan fazla sermaye artırımı yapılması veya bilânço açıklarının ortakların tümünce veya bazı ortaklar tarafından kapatılması ya da bazı alacaklıların alacaklarını silmesi kastedilmektedir. Genel kurulun kalan sermaye ile yetinmeye karar vermesi ise sermayenin azaltılmasını gerektirir. Bu bağlamda, anonim ile limited şirketin yönetim organlarının, şirket sermayesinin üçte ikisinin kaybedilmesi halinde, şirketin sona ermesi gibi olumsuz bir durumla yüzleşmemek için, genel kurulu zamanında toplantıya çağırmaları ve şirket ortaklarının da genel kurul olarak kendilerine tanınan seçimlik iki haktan birisisini tercih ederek karara bağlamaları gerekir.

KAYNAK:

*           Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi

(·)         Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurum’u bağlamaz.

(1)         14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2)         Anonim şirketlere ilişkin 514 ilâ 527. madde hükümleri limited şirketlere de uygulanır (TTK md. 610).

(3)         İsmail KAYAR, “Yeni TTK’ya Göre Anonim Şirkette Sermaye Kaybı ve Borca Batıklığın Tespiti ve Sonuçları”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, Cilt: 18, Sayı: 2 (2012), s. 646

(4)         KAYAR, agm, s. 647

(5)         Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No: 1/324, S.Sayısı: 96, Nr. 112

(6)         KAYAR, agm, s. 652

(7)         KAYAR, agm, s. 647

‘SONER ALTAŞ’


Yorumları Görüntüle
Hiç yorum yapılmamış.